İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda en az 5 Filistinli hayatını kaybetti, aralarında 2 çocuğun bulunduğu bildirildi. Saldırılar Gazze kenti ve Deyr el-Belah'a düzenlendi, çok sayıda sivil de yaralandı. Filistin Sağlık Bakanlığı'na bağlı kaynaklar, saldırılarda yaralananların hastanelere kaldırıldığını ancak tıbbi malzeme ve yakıt sıkıntısı nedeniyle tedavilerinin güçlükle sürdürüldüğünü belirtti.
Saldırıların ayrıntıları ve bölgedeki durum
Gazze kentinin doğusundaki El-Zeytun Mahallesi'ne düzenlenen hava saldırısında bir ev hedef alındı. Saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu 4 kişi hayatını kaybetti, en az 10 kişi yaralandı. Yaralılar Şifa Hastanesi'ne kaldırıldı ancak hastanenin yoğun bakım üniteleri ve elektrik jeneratörleri için yakıtının tükenmek üzere olduğu öğrenildi. Deyr el-Belah'ta ise bir aracın hedef alındığı saldırıda 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. İsrail ordusu saldırıların "terör altyapısını" hedef aldığını öne sürdü ancak sivil kayıplarla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içinde İsrail saldırılarında toplam 5 kişinin öldüğünü, yaralı sayısının ise 20'yi aştığını duyurdu. Bakanlık, ölenlerden ikisinin çocuk olduğunu, kimliklerinin henüz netleşmediğini bildirdi. Bölgedeki insani kriz her geçen gün derinleşiyor; Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze nüfusunun büyük bölümü yerinden edilmiş durumda ve temel gıda, su ve ilaca erişim yok denecek kadar az.
Uluslararası kuruluşlar, sivillerin korunması çağrısını yinelerken, insani yardım konvoylarının Gazze'ye girişinde yaşanan zorluklar sürüyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakereleri ise sonuçsuz kaldı. Hamas ve İsrail arasındaki görüşmelerde esir takası ve kalıcı ateşkes konusunda taraflar arasında derin görüş ayrılıkları bulunuyor. Son saldırılar, ateşkes çabalarını daha da zora soktu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltmeye devam ediyor. Lübnan Hizbullahı ile İsrail arasındaki çatışmalar da zaman zaman alevleniyor; İsrail'in kuzey sınırında karşılıklı topçu atışları yaşanıyor. İran, saldırıları kınayarak "Siyonist rejimin suçlarının cezasız kalmayacağını" açıkladı. ABD yönetimi ise İsrail'in kendini savunma hakkını vurgulamakla birlikte, sivil kayıplardan duyduğu endişeyi dile getiriyor. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka saygı çağrısı yaparken, bazı üye ülkeler İsrail'e yönelik yaptırım tartışmalarını gündeme getirdi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrısı yapan karar tasarıları, ABD'nin veto yetkisini kullanması nedeniyle kabul edilemiyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı, savaş suçları iddialarına ilişkin soruşturma başlattığını duyurdu. İnsan hakları örgütleri, Gazze'deki ölümlerin büyük bölümünün sivillerden oluştuğunu ve bunun uluslararası hukuk ihlali teşkil edebileceğini belirtiyor.
Bölgedeki insani durum, komşu ülkeleri de etkiliyor. Mısır, Refah Sınır Kapısı üzerinden yardım sevkiyatına izin veriyor ancak kapasite yetersiz. Ürdün ve Lübnan'da Filistinli mültecilere yönelik kamplarda gerilim artıyor. Türkiye, insani yardım malzemelerini bölgeye ulaştırmak için çeşitli girişimlerde bulunuyor; AFAD ve Kızılay aracılığıyla gönderilen yardımlar Mısır üzerinden Gazze'ye ulaştırılmaya çalışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki son saldırılar, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Filistin davasını destekleyen tutumunu sürdürerek ateşkesin sağlanması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için diplomatik çaba harcıyor. İsrail ile ilişkiler ise son yıllarda normalleşme sürecine girmişti; ancak sivil kayıpların artması, bu süreci yeniden sorgulatıyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı platformlarında İsrail'e yönelik eleştirilerini dile getiriyor ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. Öte yandan, Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik dengelerini de etkileyerek Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor.