Gazze Şeridi'nde cumartesi günü İsrail ordusunun düzenlediği iki ayrı hava saldırısında, sivillerin toplandığı noktaları hedef alan saldırılarda 5 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, saldırılar 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Tel Aviv'in günlük saldırılarını sürdürmesiyle gerçekleşti. Ateşkesin birinci yılına girilirken, bölgede sivil kayıplar artmaya devam ediyor.
Ateşkesin arka planı ve ihlaller
10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, Gazze'de uzun süredir devam eden çatışmalara son vermeyi amaçlıyordu. Ancak anlaşmanın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, İsrail ordusunun günlük düzenlediği operasyonlar ve hava saldırıları, ateşkesin etkinliğini sorgulatıyor. Son saldırı, ateşkesin birinci yılında sivil hedeflerin hâlâ vurulduğunu gösteriyor.
İsrail makamları, saldırıların "terör altyapısını" hedef aldığını savunurken, Filistinli kaynaklar saldırıların sivillerin toplandığı alanlara yönelik olduğunu belirtiyor. Uluslararası toplum, ateşkesin kalıcı olması için taraflara çağrıda bulunmuş, ancak sahada durum gerginliğini koruyor.
Bölgedeki insani durum da giderek kötüleşiyor. Sağlık tesisleri ve altyapı büyük zarar görmüş durumda, yardım kuruluşları artan ihtiyaçlara rağmen kısıtlı erişim nedeniyle zorluk yaşıyor. Son saldırıda yaralananların tedavi edildiği hastanelerde de yetersizlik baş gösterdi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Gazze'deki son saldırı, Orta Doğu'da istikrarsızlığın sürdüğünü gösteriyor. Ateşkesin ihlali, bölgesel aktörler arasında yeni gerilimlere yol açabilir. Mısır ve Katar gibi arabulucu ülkeler, taraflar arasında diyaloğu sürdürmeye çalışsa da, sahada yaşanan can kayıpları barış çabalarını zayıflatıyor.
Uluslararası kamuoyu, İsrail'in ateşkesi ihlal ettiği yönünde eleştirilerini sürdürüyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, sivil kayıpların önlenmesi için bağımsız soruşturma çağrısı yapıyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi'nde yaşanan görüş ayrılıkları, etkili bir yaptırım mekanizmasının devreye girmesini engelliyor.
ABD yönetimi, İsrail'e yönelik askeri desteğini sürdürürken, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ateşkesin güçlendirilmesi için daha fazla baskı yapılması yönünde sesler yükseliyor. Bölgede kalıcı barış için Filistin-İsrail müzakerelerinin yeniden başlaması gerektiği vurgulanıyor, ancak güven eksikliği nedeniyle bu olasılık şu an için uzak görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de ateşkese rağmen süren saldırılar, Türkiye'nin Orta Doğu politikasını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Filistin halkının haklarını savunma konusundaki tutumunu sürdürürken, bölgedeki istikrarsızlık sınır güvenliği ve insani yardım koridorları açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, ateşkes ihlalleri Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zayıflatabilir ve bölgesel tansiyonu artırarak enerji güvenliği ile ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik baskıyı artırma ve insani yardımları koordine etme yönündeki diplomatik girişimleri önem kazanıyor.