ABD'nin arabuluculuğuyla varılan ateşkesin birinci yıl dönümünde Gazze'de can kaybı sürüyor. İsrail güçlerinin bölgedeki saldırıları sonucu son 24 saatte en az 12 Filistinli hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün olan 12 Mayıs 2023'ten bu yana Gazze'de yaşam koşulları ağırlaşmış, insani yardımlar sınırlı ölçüde ulaşmış durumda. Uluslararası toplumun çağrılarına rağmen şiddet döngüsü kırılamadı.
Ateşkesin Arka Planı ve İhlaller
Geçtiğimiz yıl ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yoğun diplomasi trafiği sonucunda Mısır ve Katar'ın garantörlüğünde taraflar arasında ateşkes anlaşması imzalanmıştı. Anlaşma, karşılıklı saldırıların durdurulması, esir takası ve insani koridorların açılmasını öngörüyordu. Ancak anlaşmanın hemen ardından her iki taraf da ihlallerle suçladı. Özellikle İsrail'in "güvenlik gerekçesiyle" düzenlediği operasyonlar ve Filistinli grupların roket atışları ateşkesi kırılgan hale getirdi.
Birleşmiş Milletler raporlarına göre, ateşkes döneminde dahi Gazze'de sivil kayıplar yaşandı. İsrail ordusu, saldırıların "terörist altyapısını hedef aldığını" savunurken, Filistinli yetkililer saldırıların sivil yerleşim bölgelerine yöneldiğini belirtiyor. Son olayda, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cebaliye mülteci kampına düzenlenen gece operasyonunda en az 8 kişi öldü, 20'den fazla kişi yaralandı. Görgü tanıkları, saldırının bir yerel pazar yakınında gerçekleştiğini ve çoğu kadın ve çocuk olmak üzere sivil kayıpların olduğunu aktardı.
Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkesin ilan edildiği tarihten bu yana Gazze'de 217 Filistinli hayatını kaybetti, 1.500'den fazla kişi yaralandı. Bu rakamlar, ateşkesin kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor. İsrailli yetkililer ise aynı dönemde kendi vatandaşlarının güvenliği için operasyonların sürdüğünü, Filistinli grupların da zaman zaman ateşkesi ihlal ettiğini öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki istikrarsızlık, Orta Doğu'da daha geniş çaplı bir gerginliğe zemin hazırlıyor. Mısır ve Ürdün, İsrail'in eylemlerini kınayarak ateşkesin yeniden tesis edilmesi için çağrıda bulundu. Katar, insani yardımların artırılması için fon sağlamayı taahhüt etti. ABD yönetimi ise İsrail'in kendini savunma hakkını vurgularken, sivil kayıplardan duyduğu endişeyi dile getirdi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, geçtiğimiz hafta acil toplantı düzenleyerek taraflara itidal çağrısı yaptı. Ancak Konsey'in daimi üyeleri arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle bağlayıcı bir karar alınamadı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze'de nüfusun %80'inin insani yardıma muhtaç olduğunu, sağlık sisteminin çökmek üzere olduğunu bildirdi.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, ateşkesin tam olarak uygulanması için taraflara somut adımlar atma çağrısı yaptı. Örgüt, özellikle sivil kayıpların önlenmesi için bağımsız soruşturma başlatılmasını talep etti. Avrupa Birliği de ateşkes ihlallerini kınayan bir açıklama yayınlayarak, iki devletli çözümün önemine vurgu yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki gelişmeleri yakından takip ederek ateşkesin korunması ve insani yardımların ulaştırılması için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Ankara, İsrail'in saldırılarını sert bir dille kınarken, Filistin halkının yanında olduğunu yineliyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu politikalarını doğrudan etkiliyor; enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından risk oluşturuyor. Türkiye, uluslararası platformlarda Filistin'in haklarını savunmaya devam edecek gibi görünüyor. Ayrıca, olası bir yeni göç dalgası ve radikalleşme riski, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırıyor. Ankara'nın arabuluculuk rolü, bölgesel nüfuzunu güçlendirebilir.