ABD'de kâr amacı gütmeyen haber kuruluşu ProPublica'dan iki gazeteci, Mississippi'de özel okul açma sürecini araştırırken kendileri de bir özel okul kurdu. Gazeteciler, eyalet yasalarının neredeyse hiçbir denetim olmadan özel okul açılmasına izin verdiğini ortaya koydu. Araştırma, özellikle 1950'ler ve 1960'lardaki ırk ayrımcılığına karşı okulların kapatılmasına tepki olarak kurulan "ayrımcı akademiler"in hâlâ kolayca açılabildiğini gösteriyor.
Mississippi'de Özel Okul Açmanın Kolaylığı
ProPublica muhabirleri, Mississippi'de özel okul açmak için gereken yasal prosedürleri inceledi. Eyalet yasalarına göre, özel okul açmak isteyen bir kişi veya kurum, yalnızca bir işletme lisansı alıp, binaların yangın yönetmeliğine uygunluğunu belgelemek ve öğrenci kayıtlarını tutmakla yükümlü. Eğitim Bakanlığı'ndan onay almak, müfredat denetimi veya öğretmen sertifikasyonu gibi şartlar aranmıyor. Gazeteciler, bu boşlukları kullanarak kendi okullarını açtı ve hiçbir engelle karşılaşmadı.
Araştırma kapsamında, gazeteciler hayali bir okul için gerekli belgeleri topladı, bir bina kiraladı ve kayıt almaya başladı. Süreç boyunca hiçbir devlet kurumundan denetim veya yönlendirme gelmedi. Bu durum, ABD'de özel okulların eyalet bazında farklı düzenlemelere tabi olduğunu ve bazı eyaletlerde neredeyse hiç denetlenmediğini gözler önüne seriyor.
Mississippi'de 1954'te Yüksek Mahkeme'nin Brown v. Board of Education kararıyla okullarda ırk ayrımcılığı yasaklanmıştı. Ancak birçok beyaz aile, çocuklarını entegre okullara göndermemek için özel okullar açtı. Bu okullara "ayrımcı akademiler" adı verildi. Bugün bile bu okulların birçoğu faaliyet gösteriyor ve yasal boşluklar nedeniyle ayrımcı uygulamalar devam edebiliyor.
Eğitimde Denetim Eksikliği ve Ayrımcılık Riski
ProPublica'nın haberine göre, Mississippi'de özel okullar için herhangi bir müfredat standardı bulunmuyor. Okullar, istedikleri dersleri okutabiliyor, öğretmenlerin lisanslı olması gerekmiyor ve öğrenci kabulünde ayrımcılık yapılıp yapılmadığı denetlenmiyor. Bu durum, tarihsel olarak ayrımcı okulların yeniden canlanmasına zemin hazırlıyor.
Gazeteciler, okul açma sürecinde karşılaştıkları kolaylıkları ve yasal boşlukları kamuoyuyla paylaşarak, eyalet yetkililerini düzenleme yapmaya çağırdı. Ancak Mississippi Eğitim Bakanlığı'ndan henüz bir açıklama gelmedi. Uzmanlar, özel okulların denetlenmemesinin sadece ayrımcılık değil, aynı zamanda eğitim kalitesizliği ve güvenlik sorunlarına da yol açabileceğini belirtiyor.
ABD genelinde özel okul kayıtları son yıllarda artış gösterdi. Özellikle pandemi sonrası velilerin devlet okullarından uzaklaşması ve okul seçme politikalarının yaygınlaşması, özel okul talebini artırdı. Ancak bu okulların çoğu eyalet düzeyinde bile yeterince izlenmiyor. ProPublica'nın araştırması, bu denetimsizliğin sadece Mississippi'ye özgü olmadığını, birçok eyalette benzer yasal boşluklar bulunduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de özel okulların denetimsizliği ve ayrımcılık riski, Türkiye'deki özel okul düzenlemeleriyle karşılaştırıldığında dikkat çekici bir fark ortaya koyuyor. Türkiye'de özel okullar Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı olup, müfredat, öğretmen nitelikleri ve kayıt süreçleri sıkı denetime tabidir. ABD'deki bu tür boşluklar, eğitimde fırsat eşitliğini zedelerken, ayrımcı uygulamaların kurumsallaşmasına yol açabilir. Türkiye için doğrudan bir dış politika sonucu doğurmasa da, küresel eğitim standartları ve insan hakları açısından örnek teşkil eden bir uyarı niteliğindedir.