ABD Sayıştayı (Government Accountability Office – GAO), 17 Haziran 2026 tarihli raporunda, Çin’le küresel nüfuz ve ekonomik rekabette 1 milyar doların üzerinde harcama yapıldığını ancak bu harcamaların genel sonuçlarının değerlendirilmediğini ortaya koydu. Raporda, Çin’in madencilikten teknolojiye kadar kritik sektörlerde ABD’nin önüne geçme potansiyeli vurgulanırken, Washington’ın stratejik planlama ve koordinasyon eksiklikleri nedeniyle hedeflenen başarıya ulaşamadığı ifade ediliyor.
Projelerin arka planı ve kapsamı
GAO raporu, Amerika’nın Çin karşısında jeopolitik ve ekonomik üstünlüğünü korumak amacıyla yürütülen onlarca projeyi mercek altına alıyor. Savunma, enerji, kritik mineraller, yarı iletkenler ve altyapı gibi alanlara dağıtılan 1 milyar dolarlık fon, Obama, Trump ve Biden dönemlerinde başlatılan girişimlerden oluşuyor. Ancak kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve net performans göstergelerinin bulunmaması, kaynakların verimli kullanılıp kullanılmadığını belirsiz bırakıyor.
Özellikle nadir toprak elementleri ve lityum gibi kritik minerallerin Çin’in kontrolünde olması, ABD’nin arz güvenliğini tehdit ediyor. Rapor, bu alanda yapılan yatırımların hedeflenen bağımsızlığı sağlayamadığını ve Çin’in hâlâ küresel tedarik zincirinde baskın konumda olduğunu belirtiyor. Ayrıca yapay zeka ve kuantum teknolojileri gibi stratejik alanlarda Çin’in ABD’yi yakaladığı, hatta bazı alt sektörlerde geçtiği uyarısı yapılıyor.
GAO’nun tavsiyeleri arasında, tüm Çin merkezli federal programların birleşik bir performans izleme sistemine tabi tutulması ve Kongre’ye düzenli olarak sonuç raporu sunulması yer alıyor. Raporda ayrıca, Beyaz Saray’ın Çin stratejisini güncellemesi ve kurumlar arası rekabet yerine iş birliğini teşvik etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Küresel ve bölgesel boyut
ABD’nin Çin’le mücadelesi yalnızca ikili ilişkileri değil, tüm dünya dengelerini etkiliyor. GAO raporu, Washington’ın yetersiz kaldığı her alanın Çin’in Asya-Pasifik, Afrika ve Latin Amerika’daki etkisini artırdığını ortaya koyuyor. Özellikle Kuşak ve Yol Projesi kapsamında Çin’in altyapı yatırımları, ABD’nin önerdiği alternatifleri gölgede bırakıyor.
Raporun yayımlanması, ABD Kongresi’nde Çin’e karşı daha sert önlemler çağrılarını yeniden alevlendirdi. Bazı senatörler, GAO’nun bulgularını “skandal” olarak nitelendirirken, mevcut yönetim ise yeni bir koordinasyon ofisi kurma sözü verdi. Ancak uzmanlar, Çin’in sistematik ve uzun vadeli planlamasının ABD’nin parçalı yaklaşımına karşı avantaj sağladığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin Çin’le rekabette yaşadığı koordinasyon ve değerlendirme sorunları, Türkiye’nin izlemesi gereken bir ders niteliğinde. Türkiye, hem ABD hem de Çin’le dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, savunma sanayi ve kritik mineraller gibi alanlarda bağımlılığı azaltma stratejilerine ağırlık verebilir. Ayrıca, Çin’in Avrasya’da artan ekonomik nüfuzu, Türkiye’yi Orta Koridor ve Orta Asya’da rekabete zorluyor. GAO raporu, sadece ABD’nin değil, tüm ülkelerin Çin karşısında uzun vadeli planlamanın önemini vurguluyor.