ABD Sayıştayı (GAO) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, ABD Donanması’nın kamu tersanelerindeki altyapı iyileştirme ve onarım projeleri önümüzdeki on yıllar boyunca devam edecek. Kongre’nin bu büyük ölçekli inşaat projeleri üzerindeki denetimini artırması çağrısında bulunan rapor, donanmanın bakım kapasitesindeki yapısal sorunlara işaret ediyor.
Projelerin Arka Planı ve Mevcut Durum
GAO raporuna göre, ABD Donanması’na ait dört büyük kamu tersanesi — Portsmouth, Norfolk, Puget Sound ve Pearl Harbor — yıllardır ihmal edilen altyapıları nedeniyle ciddi bakım ve onarım sorunlarıyla karşı karşıya. Bu tersaneler, donanmanın nükleer denizaltılar ve uçak gemileri dahil olmak üzere kritik platformlarının bakım ve modernizasyonundan sorumlu. Ancak mevcut tesislerin çoğu II. Dünya Savaşı döneminden kalma ve modern gereksinimleri karşılamaktan uzak.
Raporda, donanmanın 2018’de başlattığı “Shipyard Infrastructure Optimization Program” (SIOP) kapsamında 21 milyar doların üzerinde yatırım planlandığı, ancak bu programın öngörülen sürede tamamlanmasının mümkün görünmediği belirtiliyor. GAO, projelerin tamamlanmasının 2040’lı yılları bulabileceğini, hatta bazı durumlarda 2050’ye sarkabileceğini vurguluyor. Bu gecikmelerin ana nedenleri arasında yetersiz planlama, kaynak yetersizliği, sözleşme yönetimindeki aksaklıklar ve pandemi sonrası tedarik zinciri sorunları yer alıyor.
Donanma yetkilileri, tersanelerdeki bakım gecikmelerinin operasyonel hazırlığı doğrudan etkilediğini kabul ediyor. Örneğin, bir uçak gemisinin planlanan bakım süresi aylarca uzayabiliyor ve bu da deniz kuvvetlerinin küresel konuşlandırma kabiliyetini kısıtlıyor. GAO, Kongre’nin bu projeler için düzenli ilerleme raporları talep etmesi ve bütçe süreçlerinde daha sıkı denetim uygulaması gerektiğini öneriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD Donanması’nın bakım ve onarım kapasitesindeki yetersizlik, yalnızca ulusal güvenlik açısından değil, aynı zamanda küresel güç dengesi açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Çin’in hızla büyüyen deniz kuvvetleri ve Hint-Pasifik’te artan askeri varlığı karşısında ABD’nin deniz üstünlüğünü koruması, büyük ölçüde bu tersanelerin etkin çalışmasına bağlı. Ancak mevcut durum, ABD’nin aynı anda birden fazla bölgede deniz gücü bulundurma kabiliyetini zayıflatabilir.
Uzmanlar, tersane modernizasyonunun sadece bir altyapı sorunu olmadığını, aynı zamanda stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. ABD’nin NATO müttefikleri ve Asya’daki ortakları, Washington’un deniz gücüne güvenerek güvenlik politikalarını şekillendiriyor. Dolayısıyla tersanelerdeki gecikmeler, ittifak sisteminde güven sarsıntısına yol açabilir. Ayrıca, Rusya’nın Kuzey Kutbu ve Akdeniz’de artan deniz faaliyetleri, ABD donanmasının hazırlık seviyesini sürekli yüksek tutmasını gerektiriyor.
GAO raporu, Kongre’nin savunma bütçesi görüşmelerinde bu konuyu önceliklendirmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak siyasi kutuplaşma ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle ek fon sağlanması zor görünüyor. Donanma, özel sektörle işbirliği yaparak bazı bakım işlerini dışarıya vermeyi de değerlendiriyor, ancak bu yaklaşımın maliyet ve gizlilik açısından riskleri bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Donanması’nın tersane sorunları, doğrudan Türkiye’yi etkilemese de küresel deniz güvenliği dengeleri üzerinden dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, NATO içinde önemli bir deniz gücüne sahip ve Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Ege’de aktif bir aktör. ABD’nin deniz kapasitesindeki olası bir zayıflama, NATO’nun güney kanadında Türkiye’nin rolünü daha da kritik hale getirebilir. Ayrıca, Türk savunma sanayii, tersane modernizasyonu ve bakım hizmetlerinde potansiyel işbirliği fırsatları yakalayabilir. Ancak ABD’nin kendi tersanelerindeki yetersizlik, müttefiklerine olan bağımlılığı artırabilir ve Türkiye’nin savunma projelerinde daha bağımsız hareket etme eğilimini güçlendirebilir.