Gambiya'da anneler, kız çocuklarının geleceği konusunda derin endişe taşıyor. Ülkenin Yüksek Mahkemesi, 2015 yılında yürürlüğe giren kadın sünneti (FGM) yasağını yeniden değerlendiriyor. Mahkemenin, yasağı zayıflatabilecek bir karar almasından korkuluyor. Kadın hakları savunucuları ve uluslararası kuruluşlar, bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Gambiya, kadın sünneti oranının yüksek olduğu ülkelerden biri ve yasağın kaldırılması veya gevşetilmesi, kız çocuklarının korunmasını tehlikeye atabilir.
Gelişmenin arka planı
Gambiya'da kadın sünneti (FGM) yasağı, 2015 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Yahya Jammeh tarafından yürürlüğe konulmuştu. Yasaya göre, kadın sünneti yapanlar 3 yıl hapis cezası veya 50.000 Gambiya dalasisi (yaklaşık 1.000 dolar) para cezası ile karşı karşıya kalıyor. Ancak yasağa rağmen, ülkede 15-49 yaş arası kadınların yüzde 76'sının sünnet edildiği tahmin ediliyor. Şimdi ise Gambiya Yüksek Mahkemesi, yasağın anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle açılan bir davayı görüşüyor. Dava, İslami bir grup tarafından, yasağın dini özgürlükleri ihlal ettiği iddiasıyla açıldı. Mahkemenin kararı önümüzdeki haftalarda bekleniyor. Kadın hakları örgütleri, yasağın korunması için uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeye çalışıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Kadın sünneti, sadece Gambiya'da değil, Afrika'nın birçok ülkesinde yaygın bir uygulama. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelinde 200 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu bu uygulamaya maruz kaldı. Gambiya'da yasağın zayıflaması, bölgedeki diğer ülkelerde de benzer girişimleri teşvik edebilir. Özellikle Senegal, Mali ve Burkina Faso gibi komşu ülkelerde de kadın sünneti oranları yüksek. Uluslararası toplum, Gambiya'daki gelişmeleri yakından izliyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, kadın sünnetinin tamamen ortadan kaldırılması için küresel kampanyalar yürütüyor. Gambiya'nın alacağı karar, bu mücadelede önemli bir dönüm noktası olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gambiya'daki kadın sünneti yasağı tartışması, Türkiye'nin Afrika politikası ve insan hakları vizyonu açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Afrika ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendirirken, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında da projeler yürütüyor. Gambiya'da yasağın zayıflaması, Türkiye'nin desteklediği insan hakları standartlarına aykırı bir gelişme olur. Bu durum, Türkiye'nin Afrika'daki yumuşak gücünü ve uluslararası alandaki kadın hakları söylemini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İslam dünyasındaki liderlik rolü göz önüne alındığında, dini gerekçelerle kadın sünnetinin savunulmasına karşı net bir tutum alması beklenir.