Birleşmiş Milletler, 21 Eylül (Reuters) - G7 dışişleri bakanları Pazartesi günü İran'a, Yemen'deki Husilere silah ve destek sağlamayı durdurma çağrısı yaptı. Bakanlar, İran'ın bu eylemlerinin uluslararası ticareti baltalama ve küresel istikrarsızlık yaratma riski taşıyan tehlikeli bir tırmanma modeli oluşturduğunu belirtti.
G7'nin Çağrısının Arka Planı
G7 ülkeleri (ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada ve Japonya) dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftası öncesinde bir araya gelerek İran'ın Yemen politikasını ele aldı. Yapılan ortak açıklamada, İran'ın Husi milislerine yönelik silah sevkiyatı, insansız hava araçları ve balistik füze teknolojisi transferinin bölgesel güvenliği ciddi şekilde tehdit ettiği ifade edildi.
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husi hareketi, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona karşı mücadele ediyor. BM ve uluslararası toplum, İran'ın Husilere sağladığı askeri desteğin çatışmayı uzattığını ve insani krizi derinleştirdiğini belirtiyor. G7 açıklamasında, İran'ın bu tutumunun BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğu vurgulandı.
Son aylarda Husiler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik füze ve drone saldırılarını artırdı. Ayrıca Kızıldeniz'de uluslararası deniz ticaretini hedef alan eylemler, küresel enerji ve tedarik zinciri güvenliği açısından endişe yaratıyor. G7, bu saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve deniz yollarının serbestliğini tehdit ettiğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran, Husilere verdiği desteği reddederken, G7'nin çağrısı Tahran üzerindeki diplomatik baskıyı artırma amacı taşıyor. ABD yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis gruplara desteği konusunda daha sert bir tutum izliyor. Ancak İran, Yemen'deki varlığının meşru olduğunu ve Husilerin kendi kararlarını verdiğini savunuyor.
Uzmanlar, G7'nin çağrısının bağlayıcı olmadığını, ancak İran'a yönelik uluslararası izolasyonu derinleştirebileceğini belirtiyor. Kızıldeniz'deki güvenlik endişeleri, küresel petrol fiyatları ve nakliye maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor. Bu durum, Avrupa ve Asya ekonomileri için enerji arz güvenliği riskini artırıyor.
BM Genel Kurulu'nda yapılacak görüşmelerde, İran'ın bölgesel faaliyetleri ve Yemen krizi önemli gündem maddeleri arasında yer alacak. G7 ülkeleri, İran'ın yanı sıra Husilere silah tedarik eden diğer aktörlere karşı da yaptırım seçeneklerini değerlendiriyor. Ancak Rusya ve Çin'in BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik yeni yaptırımlara sıcak bakmadığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana bir tutum sergilerken, İran ile ilişkilerini de dengede tutmaya çalışıyor. G7'nin İran'a yönelik çağrısı, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve enerji arz güvenliği açısından yakından takip ettiği bir gelişme. Kızıldeniz ve Bab-el-Mendeb Boğazı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin Asya ve Afrika'ya yönelik ticaret yollarını doğrudan etkiliyor. Ayrıca İran'a yönelik olası yeni yaptırımlar, Türkiye'nin İran ile olan ekonomik ilişkilerini ve bölgesel denge politikasını zorlaştırabilir. Türkiye, Yemen'de kalıcı barış için BM öncülüğündeki çabalara destek veriyor ve insani yardımlarını sürdürüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin hem Batı hem de İran ile ilişkilerini hassas bir denge içinde yönetmesi gerektiğini gösteriyor.