Hindistan Başbakanı Narendra Modi, G7 Zirvesi kapsamında Kanada Başbakanı Mark Carney ile bir araya geldi. Görüşmede Modi, yıl sonuna kadar Kanada'yı ziyaret etme ve iki ülke arasında uzun süredir müzakere edilen serbest ticaret anlaşmasını (FTA) kısa sürede imzalama niyetini dile getirdi. İki lider, ticari ilişkilerin yanı sıra stratejik ortaklık konularını da ele aldı.
Görüşmenin arka planı ve ticaret müzakereleri
Hindistan ile Kanada arasında serbest ticaret anlaşması müzakereleri bir süredir devam ediyor. Geçtiğimiz ay Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, 100'den fazla iş insanından oluşan bir heyetle Kanada'yı ziyaret etmişti. Bu ziyaret, anlaşmanın hızlandırılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilmişti. Görüşmelerde özellikle tarım ürünleri, otomotiv yan sanayi, bilgi teknolojileri ve hizmet ticareti gibi alanlarda karşılıklı pazar açılımı hedefleniyor.
Hindistan, Kanada'nın Asya-Pasifik bölgesindeki en büyük ticaret ortaklarından biri olma potansiyeline sahip. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında yaklaşık 10 milyar dolar seviyesindeydi. Ancak her iki taraf da mevcut ticaretin potansiyelin çok altında olduğu görüşünde. Özellikle Hindistan, Kanada'nın doğal kaynaklarına (uranyum, potas, kereste) erişim ve Kanada ise Hindistan'ın büyüyen tüketici pazarına giriş konusunda istekli.
Modi-Carney görüşmesi aynı zamanda iki ülke arasındaki diplomatik gerilimleri de ele alma fırsatı sundu. Geçmişte özellikle Kanada'daki Sih ayrılıkçı hareketine ilişkin suçlamalar nedeniyle ilişkiler zaman zaman gerginleşmişti. Ancak her iki lider de ticaret anlaşmasının bu tür siyasi sorunların üzerinde bir iş birliği zemini yaratacağını vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan-Kanada serbest ticaret anlaşmasının imzalanması, yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda küresel ticaret dinamikleri açısından da önem taşıyor. ABD-Çin ticaret savaşlarının derinleştiği, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırıldığı bir dönemde Hindistan, Çin'e alternatif bir üretim ve tedarik merkezi olarak öne çıkıyor. Kanada ise doğal kaynak ve teknoloji alanında güvenilir bir ortak arayışında.
Anlaşma, Hindistan'ın Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere ile yaptığı benzer anlaşmaların ardından, Batı ülkeleriyle ticari entegrasyon stratejisinin bir parçası. Ayrıca Kanada'nın Asya-Pasifik'e yönelik ticaret stratejisinde (Indo-Pasifik stratejisi) önemli bir yapı taşı oluşturuyor. Uzmanlar, anlaşmanın imzalanması halinde her iki ülkenin GSYİH'sine yıllık 5-6 milyar dolar katkı sağlayabileceğini tahmin ediyor.
G7 Zirvesi bağlamında ele alındığında, bu görüşme aynı zamanda Hindistan'ın Batı ittifakı içindeki artan ağırlığını da gösteriyor. Her ne kadar Hindistan G7 üyesi olmasa da, lideri her yıl zirveye davet ediliyor. Bu yılki zirvede iklim değişikliği, yapay zeka düzenlemeleri ve küresel altyapı yatırımları gibi konular da ele alındı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-Kanada serbest ticaret anlaşması, Türkiye'nin de benzer anlaşmalar yapma çabası içinde olduğu iki ülkeyi ilgilendiriyor. Türkiye, Hindistan ile ticaret hacmini artırmak için çeşitli girişimlerde bulunuyor ancak henüz bir FTA müzakeresi başlatılmış değil. Kanada ise Türkiye'nin NATO müttefiki ve savunma sanayiinde iş birliği yaptığı bir ülke. Bu anlaşmanın imzalanması, Türkiye'nin her iki ülkeyle ticaretinde rekabet avantajını etkileyebilir. Ayrıca, anlaşma sayesinde Hindistan'ın Kanada'ya yönelik ticaretinin artması, Türk ihracatçıları için Kanadalı alıcıların alternatif tedarikçiler bulması anlamına gelebilir. Bununla birlikte, Hindistan'ın Batı ülkeleriyle ticari entegrasyonu, küresel tedarik zincirlerinde Türkiye'nin konumunu da dolaylı olarak etkileyecek bir gelişmedir.