G7 liderler zirvesi, 13-15 Haziran tarihleri arasında İsviçre-Fransa sınırındaki Crans-Montana tatil beldesinde başlıyor. Etkinlik öncesinde Fransız ve İsviçreli yetkililer, olası şiddetli protestolara karşı pandemi dönemini aratmayacak şekilde sıkı sınır kontrolleri ve geniş güvenlik önlemleri uygulamaya koydu. Bölgede binlerce polis ve asker görevlendirilirken, hava sahası kısmen kapatıldı, bazı yollar trafiğe kapatıldı ve sınırdan geçişler pasaport ve bagaj aramasına tabi tutuluyor.
Zirve Öncesi Alınan Güvenlik Tedbirleri
İsviçre hükümeti, zirve boyunca sınırdaki tüm geçiş noktalarında kontrolleri artırdığını duyurdu. Özellikle Fransa'dan gelen araçlar ve yayalar için ek güvenlik taramaları başlatıldı. Yetkililer, geçen yıl Almanya'da düzenlenen G7 zirvesinde yaşanan şiddetli protestolara atıfta bulunarak, bu yıl da benzer olayların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Fransız İçişleri Bakanlığı, sınır bölgesine 2.000'den fazla polis sevk etti. İsviçre ise 1.500 polis ve 500 askeri personeli hazır bulunduruyor. Ayrıca, drone tespit sistemleri ve siber güvenlik ekipleri de aktif olarak görev yapıyor.
Zirve alanına yaklaşık 30 kilometre yarıçapında bir güvenlik kordonu oluşturuldu. Bölge sakinlerine ve işletmelere, giriş-çıkışlarda kimlik gösterme zorunluluğu getirildi. Özellikle İsviçre'nin Valais kantonunda yaşayanlar, günlük hayatlarının ciddi şekilde etkilendiğini belirtiyor. Yerel bir esnaf, "Normalde 15 dakika süren işe gidiş yolculuğum şimdi 2 saati buluyor" diyerek durumu özetliyor.
Protesto Tehdidi ve Bölgesel Boyut
Zirvenin düzenlendiği bölge, aynı zamanda küreselleşme karşıtı ve iklim aktivistlerinin yoğun olduğu bir coğrafya. Özellikle Fransa ve İtalya'dan gelen aktivist grupların, zirveyi protesto etmek için büyük eylemler planladığı belirtiliyor. İsviçre istihbaratı, şiddet yanlısı grupların da aralarında bulunduğu en az 10 farklı örgütün eylem çağrısı yaptığını tespit etti. Bu nedenle güvenlik güçleri, hem barışçıl protestoculara hem de potansiyel şiddet olaylarına karşı hazırlıklı. Zirve alanında 6 metre yüksekliğinde çelik bariyerler ve gözetleme kuleleri kuruldu.
Bu yılki zirvede ele alınacak başlıca konular arasında Rusya-Ukrayna savaşı, enerji krizi, iklim değişikliği ve küresel gıda güvenliği yer alıyor. Ancak protestocuların ana hedefi, liderlerin bu konulardaki politikalarına tepki göstermek. Özellikle fosil yakıt şirketlerinin zirvede lobi faaliyeti yürüteceği iddiaları, iklim aktivistlerini harekete geçirdi. Dünya Sağlık Örgütü'nün de zirve boyunca sağlık protokolleri uygulayacağı belirtilirken, olası bir salgın riskine karşı aşı ve test merkezleri kuruldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
G7 zirvesi, Türkiye'nin doğrudan katılımcısı olmamakla birlikte, küresel ekonomik kararların alındığı bir platform olması nedeniyle önem taşıyor. Zirvede ele alınacak enerji fiyatları ve gıda güvenliği konuları, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ve tarım ürünlerinde dışa bağımlı ülkeleri doğrudan etkiliyor. Ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşının ele alınması, Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve Karadeniz tahıl koridoru anlaşması gibi konularda atılacak adımları şekillendirebilir. Zirve sonuç bildirgesinde Türkiye'ye yönelik bir atıf olmasa da, alınacak kararlar Ankara'nın dış politika stratejisini etkileyebilecek küresel dengeleri belirleyecek.