Fransa'nın Évian-les-Bains kentinde düzenlenen 52. G7 Zirvesi, dünya liderlerini bir araya getirdi. Zirve, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında imzalanan tarihi barış anlaşmasının yarattığı jeopolitik dalgalanmaların gölgesinde başladı. 10-12 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşen zirveye, ABD Başkanı, Almanya Başbakanı, Fransa Cumhurbaşkanı, İngiltere Başbakanı, Japonya Başbakanı, Kanada Başbakanı, İtalya Başbakanı ve Avrupa Birliği temsilcileri katılıyor. Zirvenin ana gündem maddeleri arasında Ukrayna'daki savaş, iklim değişikliği ile mücadele, küresel sağlık güvenliği ve yapay zeka düzenlemeleri yer alıyor.
Zirvenin Arka Planı ve Gündemi
Évian-les-Bains, İsviçre sınırındaki lüks tatil beldesi, daha önce 2003 yılında G8 zirvesine ev sahipliği yapmıştı. Bu yılki zirve, özellikle ABD ile İran arasında varılan barış anlaşması sonrası Ortadoğu'da yeniden şekillenen dengeler ışığında kritik önem taşıyor. Anlaşma, İran'ın nükleer programına sınırlamalar getirirken, bölgedeki gerilimi azaltmayı hedefliyor. Ancak, İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin anlaşmaya temkinli yaklaştığı belirtiliyor. Zirvede ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı ve bunun küresel enerji ve gıda fiyatlarına etkisi ele alınacak. Liderler, Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar ve Ukrayna'ya askeri yardım konusunda ortak bir tutum belirlemeye çalışacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
G7 ülkeleri, dünya ekonomisinin yaklaşık %45'ini temsil ediyor. Bu nedenle, zirvede alınacak kararlar küresel ekonomi üzerinde doğrudan etkili olacak. Özellikle, Çin'in artan etkisi ve ticaret politikaları G7'nin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Japonya'nın, Çin'in Tayvan'a yönelik baskılarına karşı daha güçlü bir tutum alınmasını talep etmesi bekleniyor. Ayrıca, Afrika kıtasındaki kalkınma projeleri ve göç sorunu da tartışılacak konular arasında. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un, zirve sonunda yayınlanacak ortak bildiride, iklim değişikliğiyle mücadele taahhütlerinin güçlendirilmesi için yoğun çaba harcayacağı ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
G7 zirvesinde alınacak kararlar, Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. ABD-İran barış anlaşması, Türkiye'nin güney sınırındaki istikrarı doğrudan etkileyebilir. Anlaşma, İran'ın nükleer programını sınırlarken, bölgedeki vekalet savaşlarını da azaltma potansiyeli taşıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Rusya'dan karşılıyor; bu nedenle, İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesi Türk ekonomisi için olumlu olabilir. Ayrıca, Ukrayna savaşının sona ermesi ve tahıl koridoru anlaşmasının devamı, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü pekiştirebilir. Ancak, Yunanistan ile Ege'deki gerilim ve Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri, G7 ülkelerinin Türkiye'ye yönelik tutumunu etkileyebilir.