Fransa'da 14 yaşındaki Eden adlı çocuk, polisin kullandığı göz yaşartıcı gaz bombasının (GLI-F4) yakın mesafeden isabet etmesi sonucu dişlerinin büyük bir kısmını kaybetti. Olayın ardından bir polis memuru hakkında soruşturma başlatıldı ve memur, "kasten yaralama" suçlamasıyla yargı önüne çıkarıldı. Olay, Fransa'da polisin protestolarda orantısız güç kullandığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Olayın Arka Planı
Olay, Fransa'nın başkenti Paris'in banliyölerinde yaşandı. İddiaya göre, 14 yaşındaki Eden, arkadaşlarıyla birlikte sokakta oynarken polisin müdahalesiyle karşılaştı. Polisin dağılmaları yönünde uyarı yapmadan doğrudan göz yaşartıcı gaz bombası attığı öne sürüldü. Bombalardan biri Eden'in yüzüne isabet etti ve patlama sonucu çocuk ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Eden'in dişlerinin çoğu yerinden çıktı ve çenesinde kırıklar oluştu. Ailesi, olayın ardından polis memurundan şikayetçi oldu.
Fransa'da 2018'den bu yana sarı yelekliler protestoları ve ardından gelen emeklilik reformu gösterileri sırasında polisin göz yaşartıcı gaz bombası kullanımı sıkça eleştiriliyor. Özellikle GLI-F4 tipi bombaların doğrudan insanlara yönelik kullanımı, birçok kişinin uzuv kaybına veya görme yetisini yitirmesine neden oldu. İnsan hakları örgütleri, bu tür silahların "ölümcül olmayan" olarak sınıflandırılmasına rağmen ciddi yaralanmalara yol açtığını belirtiyor.
Savcılık, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü ve polis memurunun ifadesine başvurulduğunu açıkladı. Memur, "görevi kötüye kullanma" ve "kasten yaralama" suçlamalarıyla karşı karşıya. Fransa İçişleri Bakanlığı ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Olay, başkent Paris'te ve diğer şehirlerde protesto gösterilerine yol açtı. Göstericiler, polis şiddetine son verilmesi ve göz yaşartıcı gaz bombalarının yasaklanması çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa'da polis şiddeti ve göz yaşartıcı gaz kullanımı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) de gündemine sık sık geliyor. AİHM, geçmişte Fransa'yı bu tür silahların kullanımı nedeniyle mahkum etmişti. Özellikle 2020'de bir kişinin gözünü kaybetmesi sonrası Fransa, göz yaşartıcı gaz bombalarının kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler yapmak zorunda kalmıştı. Ancak insan hakları grupları, düzenlemelerin yetersiz olduğunu savunuyor.
Olay, Avrupa genelinde polis şiddeti ve güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanımı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Almanya, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerde de benzer olaylar yaşanmış ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı, üye ülkelere polis şiddetini önlemeye yönelik daha etkili önlemler almaları çağrısında bulundu.
Fransa'da 2024 yılında yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde, polis şiddeti ve iç güvenlik konuları siyasi partiler arasında önemli bir tartışma konusu haline geldi. Aşırı sağ partiler, polisin daha sert önlemler alması gerektiğini savunurken, sol partiler ve insan hakları örgütleri polis şiddetine karşı daha fazla denetim ve yaptırım talep ediyor. Olay, Fransa'da toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'da polisin göz yaşartıcı gaz kullanımı sonucu bir gencin ağır yaralanması, Türkiye'deki benzer tartışmaları akıllara getiriyor. Türkiye'de de geçmişte protestolar sırasında polisin orantısız güç kullandığı iddiaları sıkça gündeme gelmiş, özellikle Gezi Parkı olaylarında benzer yaralanmalar yaşanmıştı. Bu tür olaylar, Türkiye-AB ilişkilerinde insan hakları ve demokrasi başlıklarını yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca, Avrupa'da yükselen polis şiddeti karşıtı hareketler, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları için de emsal teşkil edebilir. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum konusunda zaten eleştirilirken, Fransa'daki bu olay AB'nin kendi içindeki insan hakları sorunlarını gözler önüne seriyor.