Fransa'da her yıl yaklaşık 20 bin ton bal üretilirken, bu yaz Avrupa'yı etkisi altına alan art arda sıcak hava dalgaları ve kalıcı kuraklık, arı kolonilerini zor durumda bıraktı. Çiçeklerin kurumasıyla arıların besin bulmakta güçlük çektiği ülkede, arıcılar bal hasadında büyük kayıplar beklediklerini belirtiyor. Haute-Corrèze'de 1.000 kovana sahip arıcı Romain Lacotte, bu yılki rekoltenin geçen yıla göre yüzde 50'den fazla düşmesini beklediğini ifade etti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin arı popülasyonları üzerindeki etkisinin sadece bal üretimini değil, tozlaşma yoluyla tarımın genel verimliliğini de tehdit ettiği konusunda uyarıyor.
Arıcıların zorlu yazı
Merkez Fransa'daki Haute-Corrèze bölgesinde üçüncü kuşak arıcı olan Romain Lacotte, kovanlarının bulunduğu köyde yaşamını sürdürüyor. Lacotte, bu yaz sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiğini ve yağışların neredeyse hiç olmadığını belirtiyor. Hava sıcaklığının 40 dereceyi aştığı günlerde arıların kovanlarını terk etmekte zorlandığını, çiçeklerin solmasıyla nektar toplama faaliyetlerinin ciddi şekilde azaldığını dile getiriyor.
Arıcılık federasyonu verilerine göre, Fransa genelinde 2024 yazında arı kolonilerinde ölüm oranlarında artış gözlenirken, bal veriminde geçen yıla kıyasla yüzde 40'a varan düşüşler kaydedildi. Lacotte ailesinin 1.000 kovanından bu yıl sadece 12 ton bal elde edebildiklerini vurgulayan Romain Lacotte, 'Bu miktar, normal bir yılda ürettiğimiz 25 tonun yarısından bile az. Kovanlarımızın üçte biri boşaldı veya zayıfladı.' diyor.
Uzmanlar, arıların besin bulamamasının yanı sıra yüksek sıcaklıkların kovan içindeki balmumu erimesine ve arı larvalarının ölmesine neden olduğunu, bu durumun koloni sağlığını uzun vadede tehdit ettiğini belirtiyor. Özellikle genç arıların beslenme yetersizliği nedeniyle hastalıklara açık hale geldiği ifade ediliyor.
Avrupa genelinde kuraklık ve arı kayıpları
Fransa'daki bu tablo, Avrupa genelinde gözlemlenen kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İspanya, İtalya ve Yunanistan'da da arıcılar benzer sorunlarla karşı karşıya. Avrupa Birliği'nin tarım verilerine göre, 2023-2024 döneminde kıta genelinde arı kolonilerinde yüzde 20'lik bir azalma yaşandığı tahmin ediliyor. Arıların tozlaşma yoluyla tarımsal üretime sağladığı katkının yıllık 5 milyar Avro olduğu düşünüldüğünde, bu durum yalnızca bal üretimini değil, gıda güvenliğini de tehdit eder boyuta ulaşıyor.
Bilim insanları, ısınan iklimle birlikte arıların yaşam döngülerinin bozulduğunu, çiçeklenme dönemleriyle arıların faaliyet zamanlarının uyumsuz hale geldiğini vurguluyor. Avrupa'da son on yılda yaşanan dört kurak yaz, arıcılık sektörünü yapısal bir dönüşüme zorluyor. Bazı arıcılar, kovanlarını taşıyarak daha serin ve yağışlı bölgelere göç etmek zorunda kalırken, bazıları ise arılara şekerli su vererek desteklemeye çalışıyor.
Uzmanlara göre, bu durumun önüne geçmek için iklim değişikliğiyle mücadele şart. Ancak kısa vadede arıların beslenmesini destekleyecek çiçeklendirme projeleri ve su kaynaklarının korunması gibi önlemler de kritik önem taşıyor. Fransa'da arıcılar, hükümetin bu konuda daha fazla destek açıklamasını bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, arıcılık ve bal üretiminde dünyada önde gelen ülkelerden biri olarak, Avrupa'daki bu tablodan kaynaklanan küresel bal arzındaki daralmadan doğrudan etkilenebilir. Öte yandan, Türkiye'nin Akdeniz ve İç Anadolu bölgeleri de son yıllarda kuraklık ve aşırı sıcaklardan benzer şekilde etkileniyor; Türkiye'deki arıcılar da kovan kayıpları ve verim düşüşleriyle karşı karşıya. Bu gelişme, Türkiye'nin tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından iklim değişikliğine uyum politikalarını hızlandırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel bal piyasasında fiyat artışları beklenirken, Türkiye'nin bu durumu kendi lehine çevirme fırsatı bulabileceği de değerlendiriliyor. Ancak uzun vadede yerel arı popülasyonlarının korunması için sürdürülebilir tarım politikaları büyük önem taşıyor.