Fransa'da geçen ay ülkenin güneybatısını kasıp kavuran ve binlerce hektarlık ormanı kül eden benzeri görülmemiş orman yangınlarıyla ilgili soruşturma kapsamında yüzlerce kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, yangınlarla bağlantılı olarak şu ana kadar 300'den fazla kişi ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı. Ancak hükümetin suçu kimseye yükleme çabaları, asıl sorumluluğun iklim değişikliği ve yetersiz önleme politikalarında olduğu yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.
Yangınların arka planı ve gözaltılar
Temmuz ayında aşırı sıcaklar ve kuraklığın etkisiyle başlayan yangınlar, özellikle Gironde bölgesinde etkili oldu. Binlerce itfaiyeci ve acil durum ekibi, alevlere karşı günlerce mücadele ederken, on binlerce kişi tahliye edildi. Yangınlarda 20 binden fazla hektar ormanlık alan zarar gördü ve çok sayıda ev küle döndü.
Yetkililer, yangınların çıkış nedenini araştırırken, ihmal veya kundaklama şüphesiyle geniş bir soruşturma başlattı. İçişleri Bakanı Gérald Darmanin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Bu yangınların sorumluları adalet önüne çıkarılacaktır' ifadelerini kullandı. Ancak gözaltına alınanların büyük çoğunluğunun, yangın sırasında yasaklanmış bölgelere giren veya sigara izmariti gibi dikkatsizlikleri tespit edilen vatandaşlar olduğu ortaya çıktı. Sadece birkaç kişi hakkında kasıtlı kundaklama suçlaması yöneltildiği bildirildi.
Uzmanlar, asıl sorumluluğun iklim değişikliğinin etkileri ve orman yönetimindeki eksiklikler olduğunu vurguluyor. Paris'teki Sorbonne Üniversitesi'nden iklim bilimci Jean-Michel Halbwachs, 'Bu yangınlar küresel ısınmanın bir sonucu. Akdeniz havzası giderek daha sıcak ve kurak hale geliyor; bu da yangın mevsimini uzatıyor ve şiddetini artırıyor' dedi. Halbwachs, hükümetin yangınlarla mücadele bütçesini artırmasına rağmen, uzun vadeli orman yönetimi ve yangın önleme stratejilerinin yetersiz kaldığını savundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa'daki yangınlar, Avrupa genelinde artan orman yangını tehdidinin sadece bir örneği. İspanya, Portekiz, Yunanistan ve İtalya da bu yaz rekor düzeyde sıcaklık ve kuraklıkla mücadele etti. Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi'nin verilerine göre, 2023 yılı itibarıyla Avrupa Birliği genelinde yangınlardan etkilenen alan, son on yılın ortalamasının iki katından fazla.
Uzmanlara göre, bu durum sadece bir çevre felaketi değil, aynı zamanda ekonomik ve güvenlik açısından da ciddi sonuçlar doğuruyor. Yangınlar, tarım arazilerini yok ediyor, turizmi sekteye uğratıyor ve sigorta şirketleri için büyük maliyetler oluşturuyor. Ayrıca, ormanların karbon emilim kapasitesinin azalması, iklim değişikliğiyle mücadeleyi daha da zorlaştırıyor.
Fransa hükümeti, yangınla mücadele ekiplerini güçlendirme sözü verdi ve Avrupa Birliği'nden de yardım talep etti. Ancak çevre örgütleri, asıl önceliğin fosil yakıt kullanımını azaltmak ve iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını hayata geçirmek olduğunu belirtiyor. Greenpeace Fransa sözcüsü Sarah Fayolle, 'Mevcut önlemler yangınları söndürmeye yönelik, ancak asıl sorun yangınların çıkmasını engelleyecek politikaların olmaması' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle orman yangınlarına karşı benzer bir hassasiyete sahip. Geçtiğimiz yıllarda özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında yaşanan büyük yangınlar, Türkiye'nin de yangın yönetimi ve önleme kapasitesini sorgulatmıştı. Fransa'daki gelişmeler, iklim değişikliğinin etkilerinin tüm Akdeniz ülkelerini ortak bir tehditle karşı karşıya bıraktığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede uluslararası iş birliğini güçlendirmesini ve iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını hızlandırmasını gerektiriyor. Ayrıca, yangınlardan kaynaklanan hava kirliliği ve göç gibi ikincil etkiler, bölgesel istikrarı da etkileyebilir.