Fransa tahvil piyasası bu hafta tarihi bir dalgalanma yaşadı. Yakından izlenen bir risk göstergesi, ülkedeki siyasi huzursuzluğun kamu maliyesine ilişkin endişeleri derinleştirmesiyle rekor düzeyde haftalık artışa yaklaştı. Fransız devlet tahvilleri ile Alman tahvilleri arasındaki faiz farkı (spread) hafta içinde hızla genişleyerek yatırımcıların Fransa'nın borç yükü ve siyasi geleceğine dair güven kaybını yansıttı.
Risk Göstergesi Neden Yükseldi?
Fransa'da erken seçim kararı ve ardından gelen siyasi belirsizlik, tahvil piyasalarında satış dalgasını tetikledi. Başbakan Gabriel Attal'ın istifası ve yeni hükümet kurma çabaları, bütçe açığının kontrol altına alınmasına yönelik reformların askıya alınabileceği endişesini artırdı. Fransa'nın borç/GSYH oranı %110'un üzerinde ve AB'nin mali kurallarını ihlal ediyor. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikası sıkılaştırırken Fransa'nın borçlanma maliyetlerini daha da artırıyor.
Hafta başında 10 yıllık Fransız tahvil faizi %3,2'nin üzerine çıkarak 2012'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Aynı vadeli Alman tahvili ile arasındaki fark 80 baz puanı aşarak Euro krizinden bu yana en geniş seviyeye ulaştı. Yatırımcılar, Fransa'nın borç çevirme kapasitesine dair soru işaretleri nedeniyle risk primini artırıyor.
Küresel Piyasalara Yansımaları
Fransa'daki türbülans, Euro Bölgesi genelinde risk iştahını olumsuz etkiledi. Euro/dolar paritesi hafta içinde %1 değer kaybederken, Avrupa hisse senetleri bankacılık sektörü öncülüğünde düştü. Yatırımcılar, Fransa'nın sorunlarının İtalya ve İspanya gibi yüksek borçlu ülkelere sıçrayabileceğinden endişe ediyor. ECB'nin gerektiğinde tahvil alım programını devreye alabileceği belirtilse de, siyasi irade eksikliği piyasalarda güvensizlik yaratıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve OECD, Fransa'yı mali disiplini korumaya çağırdı. Ancak seçim sonrası oluşacak hükümetin reform taahhütlerini yerine getirip getiremeyeceği belirsiz. Uzmanlar, Fransa'nın borçlanma maliyetlerindeki artışın uzun vadeli yatırımları ve büyümeyi olumsuz etkileyeceği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki tahvil türbülansı, Türkiye'nin dış finansman koşullarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Euro Bölgesi'nde risk primlerinin artması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını azaltarak Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini yükseltebilir. Ayrıca Fransa, Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarından biri; AB ekonomisindeki yavaşlama Türk ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ancak Türkiye'nin son dönemde uyguladığı sıkı para politikası ve cari açıktaki iyileşme, kırılganlığı sınırlayabilir. Yine de küresel risk iştahındaki bozulma, TL üzerinde baskı oluşturabilir.