Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, iki günlük resmi ziyaret kapsamında Fransa'nın başkenti Paris'e ulaştı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yapılan görüşmelerde, Ortadoğu'daki gerginliklerden enerji ticaretine, savunma işbirliğinden e-spor sektörüne kadar geniş bir yelpazenin ele alınması bekleniyor. İki lider, Paris'te düzenlenen E-spor Dünya Kupası final töreninde bir araya gelerek, genç nesillere yönelik ortak projelerin sinyalini verdi. Görüşmenin ana gündem maddelerinden birini ise İran'daki savaş durumu ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri oluşturuyor. Özellikle, boğazın kapatılması ihtimaline karşı geliştirilecek alternatif enerji hatları üzerinde durulduğu belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Fransa ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler, son yıllarda ekonomik ve askeri işbirliğiyle derinleşti. Fransa, Suudi Arabistan'a önemli miktarda silah ihraç ederken, Suudi Arabistan da Fransız enerji şirketleri ve altyapı projeleri için stratejik bir ortak konumunda. Bu ziyaret, iki ülke arasındaki bu bağları daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın, 2018'de gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından Batılı ülkelerle yaşadığı krizin ardından imajını iyileştirme çabalarının da bu ziyarette etkili olduğu değerlendiriliyor. Fransa'nın, Suudi Arabistan'la ilişkilerini askıya almaması, bölgesel dengeler açısından Ankara'nın da yakından takip ettiği bir konu.
Bölgesel veya küresel boyut
Görüşmelerin merkezinde İran’ın nükleer programı ve bölgedeki askeri varlığı ile Hürmüz Boğazı’nın güvenliği yer alıyor. İran’ın, uluslararası camianın baskılarına rağmen nükleer faaliyetlerini sürdürmesi, Körfez ülkelerini ve Batı’yı yeni arayışlara itiyor. Suudi Arabistan ve Fransa, bu bağlamda, Hürmüz Boğazı’na alternatif enerji nakil hatları üzerinde işbirliği yapmayı planlıyor. Özellikle, Suudi Arabistan’ın doğu kıyısından Akabe Körfezi’ne uzanacak bir boru hattı projesinin masada olduğu konuşuluyor. Ayrıca, Fransa’nın bölgedeki deniz varlığını artırarak, boğazın açık kalmasını sağlama yönünde güvence vermesi bekleniyor. Bu gelişmeler, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebilecek nitelikte ve Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için de büyük önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa-Suudi Arabistan yakınlaşması, Türkiye’nin bölgesel politikaları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Özellikle, Hürmüz Boğazı’na alternatif enerji hatlarının gündeme gelmesi, Türkiye’nin enerji koridoru olma hedefini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Katar doğalgazını ve Körfez petrolünü Avrupa’ya taşıyan projelerde kilit rol oynuyor. Yeni boru hatları, bu konumunu zayıflatabilir. Ayrıca, Suudi Arabistan’la ilişkilerinde son dönemde yaşanan normalleşme süreci, Fransa’nın bu ülkeyle kurduğu derin işbirliğiyle dengelenebilir. Ankara’nın, bu iki ülke arasındaki ekseni gözeterek, kendi diplomatik ve enerji stratejilerini gözden geçirmesi gerekiyor.