Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, hükümetin büyük şirketlere yönelik geçici olarak uygulanan ek verginin kaldırılmasının zor olduğunu belirterek, bu uygulamanın süresinin uzatılabileceğini ima etti. Lescure'un açıklamaları, ülkedeki mali dengeleri sağlama çabaları ve vergi politikalarının seçim öncesi hassas dengesi bağlamında yankı buldu. Fransız hükümeti, artan bütçe açığı ve kamu borcunu kontrol altına almak için geçici vergileri sürdürmeyi tartışırken, iş dünyasından da tepkiler geliyor.
Büyük Şirketlere Getirilen Ek Verginin Geleceği Belirsiz
Roland Lescure, Fransız meclisindeki bir oturum sırasında yaptığı açıklamada, büyük şirketlere yönelik geçici nitelikteki kâr vergisinin kaldırılmasının "güç" olacağını ifade etti. Lescure, "Bu vergiyi kaldırmak zor olacak, çünkü devletimizin kaynaklara ihtiyacı var" şeklinde konuştu. Ekim ayında sunulan 2025 bütçe tasarısıyla getirilen bu vergi, cirosu veya kârlılığı yüksek olan firmalardan geçici süreyle ek gelir elde etmeyi amaçlıyor. Yeni başbakan François Bayrou'nun hükümeti, yıl sonundan önce özel bir yasa ile bu vergi düzenlemesini yeniden ele almayı planlıyor.
Bayrou hükümeti, bütçe açığını 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) %5'ine çekmeyi hedefliyor. Ancak Fransa'nın kamu borcu, ekonomistlere göre sürdürülebilirlik sınırlarında seyrediyor. Bu nedenle hükümet, hem gelirleri artıran hem de kamu harcamalarını kısan önlemlere başvurmak zorunda. Büyük şirketlere getirilen geçici verginin uzatılması, sosyalistler ve sol partilerden destek alırken, iş dünyası temsilcileri bu durumun rekabet gücünü olumsuz etkileyeceğini savunuyor.
Avrupa'da Vergi Sarmalı ve Ekonomik Direnç
Fransa'nın bu hamlesi, Avrupa genelinde benzer tartışmaların yaşandığı bir dönemde geliyor. Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkeler de artan enerji maliyetleri, yaşlanan nüfus ve kamu yatırımı ihtiyaçları karşısında vergi politikalarını gözden geçiriyor. Fransa, özellikle enerji şirketleri ve teknoloji devlerini hedef alan bu tür geçici vergilerle bütçesine kaynak yaratmaya çalışıyor. Ancak ekonomistler, bu tür vergilerin yatırımları ve istihdamı caydırabileceği konusunda uyarıyor.
Lescure'un açıklamaları, Fransa'nın mali disiplin taahhütlerini yerine getirme çabasıyla da örtüşüyor. Avrupa Birliği'nin (AB) Mali Kuralları, üye ülkelerin bütçe açığını GSYH'nin %3'ü ile sınırlandırmasını öngörüyor. Fransa, pandemi sonrası ve enerji krizi destekleriyle bu sınırı aşmıştı. Yeni hükümet, AB ile mali kuralların uyumunu sağlamak için 2027 yılına kadar açığı %3'ün altına çekmeyi hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için büyük şirketlerin omuzlarına ek yük bindirilmesi tartışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın büyük şirketlere yönelik vergi politikasını uzatma olasılığı, Türkiye ekonomisi için dolaylı da olsa bir sinyal niteliği taşıyor. Fransa, Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarından biri; özellikle otomotiv, beyaz eşya ve savunma sanayii ihracatında bu ülke önemli bir pazar. Vergi yükünün artması, Fransız ekonomisinde büyümeyi yavaşlatabilir ve ihraç talebini daraltabilir. Ayrıca Avrupa genelinde yükselen vergi popülizmi, Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırımcılar için cazibesini göreli olarak artırabilir. Ancak bu tür geçici vergiler, yabancı yatırımcıların Avrupa'ya olan güvenini zedeleyerek, Türkiye'nin de içinde olduğu gelişmekte olan piyasalara olan ilgiyi artırabilir. Bununla birlikte, Fransa'nın mali istikrarının korunması, küresel ekonomik istikrar açısından da önemli olduğu için, Türkiye'nin ihracatı üzerinde olumlu bir etki yaratabilir.