Fransa'da 11 yaşındaki Lyhanna'nın vahşice öldürülmesi, ülkede adalet ve çocuk koruma sisteminin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Face à l'inceste örgütünden Solène Podevin-Favre, F24Spotlight programına yaptığı açıklamada, bu trajedinin 'tüm Fransız adalet sisteminde sistemsel başarısızlıkları' ortaya koyduğunu belirterek 'Artık yeter. Bir şeyler değişmeli' dedi. Lyhanna'nın ölümü, yalnızca bir ailenin değil, tüm bir ülkenin vicdanını yaralarken, yetkililerin ihmalleri ve yetersiz önlemler tartışma konusu oldu.
Gelişmenin Arka Planı: Lyhanna'nın Ölümü ve Sistemsel Başarısızlıklar
Lyhanna, 13 Şubat 2025'te Fransa'nın kuzeyindeki bir kasabada ölü bulundu. Soruşturma, kızın daha önce defalarca sosyal hizmetler ve adli makamlara bildirilen bir aile içi şiddet ortamında yaşadığını ortaya çıkardı. Ancak bu ihbarlar, gereken müdahaleyi tetiklemedi. Podevin-Favre, sistemin 'çocukları korumak yerine onları yeniden tehlikeye attığını' vurgulayarak, 'Her seferinde aynı hikaye: bildirimler yapılıyor, dosyalar açılıyor ama hiçbir şey değişmiyor' dedi.
Olay, Fransa'da çocuk koruma politikalarının yeniden sorgulanmasına yol açtı. Ülkede her yıl binlerce çocuk, aile içi şiddet ve istismar mağduru olurken, yetkililerin bu vakaları önleme konusundaki başarısızlığı eleştiriliyor. Lyhanna'nın ölümü, daha önceki benzer trajedilerle birlikte, sistemin köklü bir reforma ihtiyacı olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Çocuk Koruma Sistemlerinin Ortak Sorunları
Fransa'daki bu vaka, sadece ülkeye özgü bir sorun değil. Avrupa genelinde çocuk koruma sistemleri, benzer yapısal sorunlarla boğuşuyor. Birçok ülkede, sosyal hizmetler ve adli makamlar arasındaki koordinasyon eksikliği, ihbarların ciddiye alınmaması ve kaynak yetersizliği gibi sorunlar, çocukları korumada başarısızlığa yol açıyor. Lyhanna'nın ölümü, bu sistemlerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha hatırlatırken, uluslararası alanda çocuk hakları savunucuları, hükümetleri acil önlem almaya çağırıyor.
Özellikle aile içi şiddet ve ensest gibi hassas konularda, mağdurların sesini duyurmak ve onları korumak için daha etkili mekanizmalar oluşturulması gerektiği vurgulanıyor. Podevin-Favre, 'Bu sadece Fransa'nın değil, tüm dünyanın sorunu. Çocuklarımızı korumak için sistemi baştan aşağı yeniden düşünmeliyiz' diyerek küresel bir farkındalık çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lyhanna'nın ölümü, Türkiye'de de çocuk koruma sisteminin benzer sorunlarına ışık tutuyor. Türkiye'de aile içi şiddet ve çocuk istismarı vakalarında ihbar mekanizmalarının işleyişi, sosyal hizmetlerin yetersizliği ve adli süreçlerin etkinliği sıkça eleştiriliyor. Bu vaka, Türkiye'deki çocuk koruma politikalarının gözden geçirilmesi ve uluslararası standartlara uyum sağlanması gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, AB üyelik sürecinde Türkiye'nin çocuk hakları alanındaki reformları hızlandırması bekleniyor.