Fransa ile İngiltere arasında Manş Denizi'ni küçük teknelerle yasa dışı yollardan geçen göçmenlerin geri iadesini düzenleyen ve bir yıl süren deneme anlaşması sona erdi. İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın Çarşamba günü yaptığı açıklamaya göre, taraflar anlaşmayı yenileme kararı almadı. Anlaşma, 2023 yılında imzalanmış ve geçtiğimiz yıl boyunca uygulanmıştı.
Anlaşmanın Arka Planı ve Uygulanışı
Fransa ve İngiltere arasındaki göçmen takas anlaşması, iki ülke arasında artan gerilimi azaltmak ve Manş Denizi'ndeki düzensiz göçü kontrol altına almak amacıyla hayata geçirilmişti. Anlaşma kapsamında, İngiltere'ye ulaşan düzensiz göçmenlerden bir kısmı Fransa'ya geri gönderilecek, karşılığında İngiltere, Fransa'da bulunan ve aile bağları nedeniyle İngiltere'ye gitmek isteyen belirli sayıda mülteciyi kabul edecekti. Deneme süresi bir yıl olarak belirlenmişti.
İngiltere İçişleri Bakanlığı, anlaşmanın sona erdiğini doğrularken, resmi bir gerekçe sunmadı. Ancak İngiliz basınına yansıyan bilgilere göre, anlaşma her iki taraf için de beklenen sonuçları vermedi. İngiltere'ye ulaşan göçmen sayısında kayda değer bir azalma olmadı; Fransa ise iade edilen göçmen sayısının çok düşük kaldığını belirtti. Ayrıca, anlaşmanın uygulanmasında bürokratik engeller ve hukuki itirazlar süreci yavaşlattı. İnsan hakları örgütleri, anlaşmayı "göçmenleri geri itme" olarak nitelendirerek eleştirmişti.
Anlaşmanın sona ermesi, İngiltere'nin göçmen politikasında yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. İngiltere hükümeti, Ruanda planı olarak bilinen ve sığınmacıları Ruanda'ya göndermeyi öngören tartışmalı politikasını sürdürmeye çalışıyor. Ancak bu plan da yasal engellerle karşılaşmış durumda. Fransa ise Avrupa Birliği içinde göç yükünün adil paylaşımı konusunda daha fazla destek bekliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Manş Denizi, dünyanın en yoğun göç rotalarından biri haline geldi. 2023 yılında 30 binden fazla göçmen küçük teknelerle İngiltere'ye ulaşmaya çalıştı. Bu geçişler sırasında çok sayıda ölüm ve kaybolma vakası yaşandı. Göçmenlerin çoğu, Orta Doğu, Afrika ve Asya'dan geliyor; savaş, zulüm ve yoksulluktan kaçıyorlar.
Fransa-İngiltere anlaşmasının sona ermesi, Avrupa Birliği'nin göç politikası açısından da önemli bir gösterge. AB, üye ülkeler arasında göçmenlerin paylaşımı konusunda yıllardır anlaşmazlık yaşıyor. Fransa, İtalya ve Yunanistan gibi sınır ülkeleri, göç yükünün büyük kısmını taşıdıklarını belirterek daha fazla dayanışma çağrısı yapıyor. İngiltere ise Brexit sonrası AB'den bağımsız bir göç politikası izliyor ve düzensiz göçü engellemek için sert önlemler alıyor.
Uzmanlar, deneme anlaşmasının başarısız olmasının iki ülke arasındaki iş birliğini zayıflatabileceğini ve göçmen kaçakçılığı ağlarının daha da güçlenebileceğini belirtiyor. Ayrıca, anlaşmanın sona ermesiyle birlikte Manş Denizi'ndeki geçişlerin artması bekleniyor. İngiltere ve Fransa, göç konusunda yeni bir iş birliği modeli üzerinde çalışacaklarını açıkladı ancak ayrıntılar belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa-İngiltere göçmen anlaşmasının sona ermesi, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de dolaylı sonuçları olabilir. Türkiye, Suriye, Afganistan ve diğer ülkelerden gelen milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapıyor ve Avrupa'ya göçün önemli bir geçiş noktası. Avrupa ülkelerinin göç konusunda daha katı önlemler alması, Türkiye'nin üzerindeki göç baskısını artırabilir. Ayrıca, AB'nin Türkiye ile yaptığı 2016 tarihli göç anlaşması halen yürürlükte ve Türkiye, bu anlaşma kapsamında AB'den mali destek alıyor. İngiltere'nin göç politikasındaki değişiklikler, Türkiye'den İngiltere'ye gitmek isteyen göçmenlerin rotalarını etkileyebilir. Türkiye, göç yönetiminde AB ile iş birliğini sürdürürken, kendi sınır güvenliğini ve göçmen haklarını dengelemek zorunda.