Fransa'da, sabıka kaydı bulunan bir suçlunun 3 yaşındaki Lyhanna'yı öldürmesi, ülkede çocuk koruma sisteminin çöküşünü gözler önüne serdi. Olayın ardından Adalet Bakanı Gérald Darmanin, İçişleri Bakanı'na gönderdiği gizli bir mektupta, polis ve adli makamların ciddi hatalar yaptığını kabul etti ve kapsamlı bir reform çağrısında bulundu. Fransız kamuoyunda büyük infial yaratan bu vaka, yetkililerin daha önce uyarıldığı halde önlem almadığını ortaya koydu.
İhmaller Zinciri: Lyhanna'nın Ölümü
Lyhanna, Eylül 2024'te, daha önce cinsel suçlardan hüküm giymiş bir komşusu tarafından kaçırılıp öldürüldü. Saldırganın, olaydan sadece birkaç hafta önce denetimli serbestlik kapsamında olduğu ve elektronik kelepçe takması gerektiği ancak bu tedbirin uygulanmadığı ortaya çıktı. Ayrıca, yerel polisin ailenin daha önce yaptığı şikayetleri dikkate almadığı, hatta bazı ihbarların dosyalara işlenmediği belirlendi.
Adalet Bakanı Darmanin'in İçişleri Bakanı Bruno Retailleau'ya gönderdiği mektupta, polis merkezlerinde ihbar kayıt sistemlerinin yetersiz olduğu, vakaların takibinin yapılmadığı ve kurumlar arası koordinasyon eksikliği yaşandığı ifade ediliyor. Bakan, mektubunda “Bu trajedi, devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermektedir” diyerek, ivedilikle harekete geçilmesini istedi.
Toplumsal Öfke ve Siyasi Sonuçlar
Lyhanna'nın ölümü, Fransa'da çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet konularında uzun süredir eleştirilen sistemin yeniden tartışılmasına yol açtı. Sivil toplum örgütleri, hükümeti eylemsizlikle suçlarken, muhalefet partileri de mecliste acil oturum talep etti. Başbakan Michel Barnier, konuyla ilgili “Derin bir üzüntü içindeyiz. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gereken tüm adımları atacağız” açıklamasını yaptı.
Fransa'da her yıl yaklaşık 20 çocuğun istismar sonucu hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Uzmanlar, bu sayının resmi rakamlardan çok daha yüksek olabileceğini belirtiyor. Olay, aynı zamanda Avrupa genelinde çocuk koruma politikalarının gözden geçirilmesi çağrılarını da beraberinde getirdi.
Avrupa'da Çocuk Koruması Tartışması
Lyhanna vakası, yalnızca Fransa'nın değil, Avrupa'nın genelinde çocuk koruma sistemlerindeki açıkları gündeme taşıdı. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği, üye ülkeleri çocuk istismarıyla mücadele konusunda daha sıkı önlemler almaya çağırıyor. Fransa'daki bu skandal, diğer ülkelerde de benzer vakaların yaşanabileceği endişesini artırdı.
Özellikle suçluların takibi ve denetimli serbestlik uygulamaları, Avrupa genelinde tartışılan konular arasında. Fransa'da yaşanan bu olay, mevcut sistemlerin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Uzmanlar, üye ülkelerin veri paylaşımını artırması ve ortak bir çocuk koruma standardı oluşturması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu vaka, Türkiye'de çocuk koruma sistemine ilişkin önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de benzer ihmallerin yaşandığı vakalar geçmişte gündeme gelmiş, kamuoyunda büyük tepki çekmişti. Fransa'daki bu olay, çocuk istismarı şüphelilerinin takibinin ve kurumlar arası koordinasyonun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye'nin, çocuk ihbarlarının etkin bir şekilde işlenmesi ve mağdur ailelerin korunması konusunda Fransa'nın karşılaştığı bu tür zafiyetlerden ders çıkarması gerekiyor. Ayrıca, Avrupa genelinde çocuk koruma standartlarının yükseltilmesi, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde de gündeme gelebilecek bir konudur.