Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (Rassemblement National - RN) partisi ve müttefikleri, Pazar günü yapılan dolaylı Senato seçimlerinde 348 sandalyeli üst mecliste 14 koltuk kazanarak parti tarihinde ilk kez bir parlamento grubu oluşturmaya hak kazandı. Bu sonuç, Marine Le Pen'in partisinin ana akım siyasetteki yükselişini sürdürdüğünü ve kurumsal düzeyde temsil gücünü artırdığını gösteriyor. Senato'nun yarısının üç yılda bir dolaylı oyla yenilendiği seçimde, RN'nin elde ettiği bu başarı, partinin yerel yönetimlerdeki nüfuzunu ve seçmen tabanını genişlettiğinin somut bir işareti olarak değerlendiriliyor.
Senato seçimlerinin yapısı ve RN'nin stratejisi
Fransa Senatosu üyeleri doğrudan halk tarafından değil, yaklaşık 150 bin seçiciden oluşan bir kolej tarafından seçiliyor. Bu kolej, milletvekilleri, bölge konseyi üyeleri, il konseyi üyeleri ve belediye meclisi üyelerinden oluşuyor. Dolayısıyla Senato seçimleri, partilerin yerel düzeydeki örgütlenme gücünü ve ittifak kapasitesini yansıtıyor. RN, özellikle 2020 belediye seçimlerinde elde ettiği kazanımlarla yerel meclislerde daha fazla temsilci bulundurmaya başladı ve bu durum, dolaylı seçiciler arasındaki ağırlığını artırdı. 2023'teki bu ara seçimlerde (senato seçimleri her üç yılda bir yapılıyor ve senatonun yarısı yenileniyor), RN'nin 14 sandalye kazanması, partinin sistem içinde kalıcı bir aktör haline geldiğini gösteriyor.
Daha önce RN, Senato'da yalnızca birkaç bağımsız senatörle temsil ediliyordu ve grup kurmak için gereken minimum 10 sandalye eşiğini aşamıyordu. Bu kez 14 sandalyeye ulaşarak grup statüsü kazandı. Grup statüsü, partinin komisyonlarda daha fazla söz hakkı elde etmesi, yasa teklifi verebilmesi ve genel kurulda daha etkin bir şekilde söz alabilmesi anlamına geliyor. Ayrıca grup başkanı, Senato Başkanlık Divanı'nda temsil edilme hakkına sahip olacak. Bu da RN'nin yasama sürecine doğrudan müdahil olma kapasitesini artıracak.
RN'nin bu başarısında, partinin son yıllarda izlediği 'normalleşme' stratejisinin payı büyük. Marine Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen'in kurduğu partiyi daha ılımlı bir çizgiye çekmeye çalıştı; antisemitizm ve ırkçılık iddialarıyla anılan isimleri partiden uzaklaştırdı, ekonomik politikalarda sol seçmene hitap eden söylemler geliştirdi. Özellikle 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kalması ve ardından yapılan milletvekili seçimlerinde 89 sandalye kazanarak tarihi bir başarı elde etmesi, partinin kurumsal meşruiyetini artırdı. Senato'daki grup oluşumu, bu sürecin bir devamı niteliğinde.
Fransa siyaseti ve Avrupa'da aşırı sağın yükselişi
Fransa'da aşırı sağın yükselişi, Avrupa genelindeki bir trendin parçası. İtalya'da Giorgia Meloni'nin sağ koalisyonu iktidarda, İsveç'te aşırı sağ partiler hükümete destek veriyor, Finlandiya'da aşırı sağ koalisyon ortağı, Hollanda'da Geert Wilders'in partisi seçimlerden birinci çıktı. Fransa'da ise RN, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kalarak ve şimdi Senato'da grup kurarak ana akım siyasetteki etkisini artırıyor. Bu durum, önümüzdeki yıllarda Avrupa Birliği'nin göç, ekonomi ve dış politika gibi konularda daha fazla iç baskıyla karşılaşabileceğini gösteriyor.
Fransa Senatosu'nda RN'nin grup kurması, sembolik olduğu kadar pratik sonuçları da olan bir gelişme. Senato, Fransa'da yasama sürecinde önemli bir rol oynuyor; alt meclis olan Ulusal Meclis ile birlikte yasaları onaylıyor. Her ne kadar Senato'da çoğunluk şu an merkez sağ ve merkez sol partilerin elinde olsa da, RN'nin varlığı tartışmaların seyrini değiştirebilir. Özellikle göç ve güvenlik yasalarında RN'nin sert söylemleri, diğer partilerin pozisyonlarını etkileyebilir. Ayrıca 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde RN'nin kurumsal meşruiyetini pekiştirmesi, Marine Le Pen'in veya partinin yeni lideri Jordan Bardella'nın şansını artırabilir.
Öte yandan, RN'nin Senato'daki temsili, partinin artık sadece protesto oylarının değil, aynı zamanda yerel yönetimlerdeki etkinliğinin de bir sonucu. Parti, özellikle kuzey ve güneydoğu Fransa'daki belediyelerde kazandığı başarılarla yerel seçiciler arasında daha fazla temsilci bulunduruyor. Bu da Senato seçimlerinde doğrudan avantaja dönüşüyor. RN'nin bu stratejisi, uzun vadede partinin siyasi sistemin ayrılmaz bir parçası haline gelmesini amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'da aşırı sağın Senato'da grup kurması, Türkiye-Fransa ilişkileri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. RN, tarihsel olarak Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkan, Ermeni soykırımı iddialarını destekleyen ve Türkiye'yi otoriterleşmekle eleştiren bir çizgide. Partinin Senato'da daha etkin olması, Fransa'nın Türkiye'ye yönelik politikalarında zaman zaman daha sert tutum almasına yol açabilir. Özellikle Doğu Akdeniz, Libya ve Karabağ gibi konularda Fransa'nın pozisyonu, RN'nin baskısıyla daha da katılaşabilir. Ancak RN'nin öncelikli gündemi iç politika ve göç olduğu için, dış politikada çok aktif olması beklenmeyebilir. Yine de Türkiye, Fransa ile ilişkilerinde bu yeni dengeyi göz önünde bulundurmalı.