Fransa, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru giderken, ülkenin iki turlu seçim sisteminin beklenmedik bir sonuca yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Financial Times yazarı Victor Mallet'e göre, mevcut siyasi kutuplaşma ortamında merkezdeki seçmenler, ikinci turda aşırı sağcı Marine Le Pen ile aşırı sol bir aday arasında tercih yapmak zorunda kalabilir. Bu durum, Le Pen'in seçimi kazanmasını "kolaylaştırabilir." Mallet, "Sistemin içinde yerleşik bir tehlike var" diyerek, iki uç arasında sıkışan merkez seçmenin Le Pen'e yönelebileceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı: İki Turlu Sistemin Tuzakları
Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimleri, eğer hiçbir aday ilk turda yüzde 50'yi geçemezse, en yüksek oyu alan iki aday arasında ikinci tur yapılarak sonuçlanır. 2002 yılında yaşanan örnekte olduğu gibi, bu sistem bazen merkez sağ ve merkez sol seçmeni, aşırı sağa karşı birleşmeye zorlayarak "cumhuriyetçi cephe" oluşturur. Ancak Mallet, 2027'de bu cephenin çökebileceğini savunuyor. Zira son yıllarda geleneksel merkez partiler zayıflarken, aşırı sağ ve aşırı sol yükselişte. 2022 seçimlerinde Emmanuel Macron merkezde kalmayı başarmıştı, ancak 2027'de onun yerine geçecek adayın aynı çekiciliğe sahip olmayabileceği belirtiliyor. Eğer merkez sağ ve merkez sol kendi adaylarını çıkarırsa, ilk turda elenmeleri halinde ikinci turda Le Pen ile sol popülist Jean-Luc Mélenchon'un partisi La France Insoumise'in adayı karşı karşıya gelebilir. Bu senaryoda, merkez seçmenin, solun radikal ekonomi politikalarından kaçmak için Le Pen'e oy vermesi olası görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa'nın Geleceği Tehlikede
Fransa'nın Avrupa Birliği'nin kurucu üyelerinden biri olması ve nükleer silah sahibi tek AB ülkesi olması, Le Pen'in zaferinin küresel sonuçlar doğuracağı anlamına geliyor. Le Pen, AB karşıtı söylemleri ve NATO'nun askeri kanadından çekilme vaadiyle biliniyor. Seçilmesi halinde, Fransa'nın AB içindeki liderlik rolü sarsılabilir, ortak savunma projeleri sekteye uğrayabilir. Ayrıca, Le Pen'in Rusya'ya yönelik ılımlı tutumu, Ukrayna savaşı bağlamında Batı ittifakında ciddi bir çatlağa yol açabilir. Göç politikalarında da radikal değişiklikler bekleniyor. Avrupa genelinde yükselen aşırı sağ dalgasıyla birleştiğinde, Le Pen'in zaferi kıtadaki liberal demokratik normları tehdit edebilir. Ekonomik olarak ise, Le Pen'in korumacı politikaları ve kamu harcamalarını artırma vaatleri, piyasalarda dalgalanmaya neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'da aşırı sağın iktidara gelmesi, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Le Pen, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan ve göçmen karşıtı söylemleriyle bilinen bir siyasetçi. Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, Fransa'nın Türkiye'ye yönelik tutumu sertleşebilir; özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji tartışmaları ve Libya gibi dosyalarda iş birliği zorlaşabilir. Öte yandan, Le Pen'in NATO'ya mesafeli duruşu, Türkiye'nin savunma politikaları için bir fırsat da yaratabilir; ancak bu belirsiz bir alan. Türkiye, her iki senaryoya karşı hazırlıklı olmalı ve diplomatik kanalları açık tutmalıdır.