Yeni Zelanda merkezli dünyanın önde gelen süt ürünleri kooperatiflerinden Fonterra Cooperative Group'un CEO'su Richard Allen, yükselen akaryakıt fiyatlarının önümüzdeki 12 ayda şirket ve tedarikçileri üzerinde yaratacağı etkilerin henüz tam olarak öngörülemediğini açıkladı. Allen, küresel enerji piyasalarındaki belirsizliğin, lojistik maliyetlerinden tüketici talebine kadar geniş bir yelpazede baskı yaratabileceğini belirtti.
Artan Yakıt Maliyetlerinin Tedarik Zincirine Etkisi
Fonterra, süt toplama ve işleme sürecinde yoğun enerji kullanan bir sektörde faaliyet gösteriyor. Akaryakıt fiyatlarındaki son artışlar, özellikle kırsal bölgelerdeki süt çiftliklerinden toplama maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Allen, bu durumun üreticilerin karlılığını olumsuz etkileyebileceğini, ancak şirketin uzun vadeli sözleşmeler ve verimlilik artırıcı yatırımlarla bu şoku kısmen dengelemeye çalıştığını ifade etti. Öte yandan, artan enerji maliyetleri süt işleme tesislerinde de ek maliyetlere yol açıyor. Fonterra, bu baskıyı hafifletmek için yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş hızlandırmış olsa da, kısa vadede fosil yakıtlara bağımlılık sürüyor.
Tüketici Talebindeki Olası Dengesizlikler
CEO Richard Allen, yükselen akaryakıt fiyatlarının sadece arz tarafını değil, talebi de etkileyebileceğine dikkat çekti. Enerji maliyetlerindeki artış, enflasyonist baskıları körükleyerek tüketici harcamalarını azaltabilir. Bu durum, özellikle gelişmekte olan pazarlarda süt ürünlerine olan talebin düşmesine yol açabilir. Allen, Çin ve Güneydoğu Asya gibi Fonterra için kritik pazarlarda talep görünümünü yakından takip ettiklerini, ancak henüz belirgin bir yavaşlama sinyali almadıklarını söyledi. Öte yandan, dünya genelinde süt arzının da iklim koşulları ve yem fiyatları nedeniyle baskı altında olduğu göz önüne alındığında, fiyatların yukarı yönlü riskler taşıdığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar Fonterra'nın açıklamaları doğrudan Türkiye'yi hedeflemiyor olsa da, küresel süt ürünleri ticaretindeki bu gelişmeler Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, süt tozu ve peynir gibi ürünlerde net ithalatçı konumunda ve uluslararası fiyat dalgalanmalarından doğrudan etkileniyor. Artan lojistik maliyetleri, Türkiye'nin süt ürünleri ithalat faturasını yükseltebilir ve iç piyasada fiyat artışlarına neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'deki süt üreticileri de enerji maliyetlerindeki artıştan olumsuz etkilenmekte, bu da üretim maliyetlerini yukarı çekmektedir. Küresel talepteki olası daralma ise Türk süt ürünleri ihracatçıları için yeni fırsatlar yaratabileceği gibi, rekabeti de artırabilir.