ABD Kongresi'ne sunulan yeni bir yasa tasarısı, 2021 yılında Florida'nın Surfside bölgesinde meydana gelen ve 98 kişinin ölümüne yol açan apartman çöküşünün ardından yürürlüğe konan güvenlik düzenlemeleri nedeniyle hızla yükselen kat mülkiyeti sigorta primlerini kontrol altına almayı amaçlıyor. Tasarı, özellikle Florida'da yaşayan milyonlarca konut sahibini etkileyen spirale giren maliyetleri düşürmek için sigorta şirketlerine yeni yükümlülükler getiriyor.
Gelişmenin Arka Planı: Surfside Faciasının Ardından Gelen Düzenlemeler
24 Haziran 2021'de, Florida'nın Miami Beach kentine bağlı Surfside kasabasındaki 12 katlı Champlain Towers South apartmanı, sabah saatlerinde aniden çökmüştü. Facia, 98 kişinin hayatını kaybetmesine yol açmış ve ülke genelinde bina güvenliği standartlarının sorgulanmasına neden olmuştu. Olayın ardından Florida eyaleti, kat mülkiyeti binalarında periyodik yapısal denetimleri zorunlu kılan yeni yasalar çıkardı. Bu yasalar, binaların 25 yaşından itibaren her 10 yılda bir uzman mühendisler tarafından denetlenmesini ve gerekli onarımların yapılmasını şart koşuyor.
Ancak bu düzenlemeler, kat mülkiyeti aidatlarını ve sigorta primlerini fırlattı. Eyaletteki bazı apartmanlarda aidatlar yıllık 50.000 doların üzerine çıkarken, sigorta şirketleri de riski yüksek gördükleri binalara primleri katlayarak yansıttı. Özellikle kıyı kesimlerdeki eski binalarda yaşayan düşük ve orta gelirli aileler, bu maliyetler karşısında evlerini satmak zorunda kaldı. Tasarı, bu maliyet yükünü hafifletmek için sigorta piyasasına federal müdahale öngörüyor.
Tasarının Detayları ve Bölgesel Etkileri
Federal düzeyde sunulan tasarı, eyalet yasalarına ek olarak, sigorta şirketlerinin kat mülkiyeti poliçelerinde fiyat artışlarını sınırlandırmayı ve şeffaflığı artırmayı hedefliyor. Tasarının en dikkat çeken maddesi, sigorta şirketlerinin, bir binanın yapısal denetim raporunu olumsuz değerlendirdiği durumlarda, prim artışını gerekçelendirmesini ve eyalet sigorta düzenleyicisine bildirmesini zorunlu kılıyor. Ayrıca, federal hükümet, düşük gelirli kat mülkiyeti sahiplerine yönelik bir sübvansiyon programı oluşturmayı değerlendiriyor.
Bu gelişme, yalnızca Florida için değil, benzer bina güvenliği sorunları yaşayan diğer eyaletler için de emsal teşkil edebilir. Kaliforniya, Teksas ve New York gibi deprem veya kasırga riski yüksek bölgelerde de kat mülkiyeti sigorta primleri benzer şekilde artış gösteriyor. Uzmanlar, tasarının Kongre'den geçmesi halinde, ülke genelinde konut sahiplerini koruyacak bir federal standart oluşturabileceğini belirtiyor. Ancak sigorta sektörü temsilcileri, bu tür düzenlemelerin piyasada arz sıkıntısına yol açabileceği ve bazı şirketlerin Florida'dan çekilmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de özellikle büyükşehirlerdeki kat mülkiyeti sistemine ve zorunlu deprem sigortasına (DASK) ilişkin tartışmalar açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından bina güvenliği ve sigorta bilinci Türkiye'de yeniden gündeme gelmişti. ABD'deki bu yasa tasarısı, güvenlik düzenlemelerinin maliyetlerinin nasıl yönetilebileceğine dair bir model sunuyor. Türkiye'de de benzer şekilde, bina denetimlerinin sıkılaştırılması sonrası aidat ve sigorta primlerinde artış yaşanması olasıdır. Bu nedenle, federal düzeyde getirilen sübvansiyon ve şeffaflık önlemleri, Türkiye'deki politika yapıcılar için de yol gösterici olabilir. Ayrıca, küresel iklim değişikliği kaynaklı afet risklerinin arttığı bir dönemde, konut sigortası sistemlerinin sürdürülebilirliği tüm dünya için ortak bir sorun haline geliyor.