Filistin yanlısı doğrudan eylem grubu Filistin Eylemi’nin (Palestine Action) eş kurucusu Huda Ammori, örgüte getirilen terör yasağının mahkeme kararıyla veya “sokaklarda” kaldırılacağını söyledi. Ammori’nin bu açıklaması, İngiltere Temyiz Mahkemesi’nin grubun terör örgütü olarak nitelendirilmesini hukuka uygun bulmasının ardından geldi. Mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nın Filistin Eylemi’ni yasaklama kararını onaylarken, grup yetkilileri bu kararın demokratik hakları ihlal ettiğini savunuyor. Ammori, mücadeleye hem hukuki hem de sokak düzeyinde devam edeceklerini belirtti.
Gelişmenin arka planı: Yasağın hukuki süreci
İngiltere İçişleri Bakanlığı, Filistin Eylemi’ni Ekim 2021’de terör örgütü listesine almıştı. Grup, bu karara karşı yargı yoluna başvurdu ancak Yüksek Mahkeme, Eylül 2023’te yasağı onadı. Ardından Temyiz Mahkemesi de benzer bir karar verdi. Mahkeme, grubun İsrail’e ait hedeflere yönelik saldırılarının ‘terör eylemi’ tanımına girdiğini belirtti. Filistin Eylemi ise kendisini ‘sivil itaatsizlik’ hareketi olarak tanımlıyor ve Filistin davasını desteklemek için barışçıl yöntemler kullandığını iddia ediyor.
Huda Ammori, kararın ardından yaptığı açıklamada, “Bu yasağı kaldırmak için mücadelemiz sürecek. Ya mahkemede kazanacağız ya da sokaklarda. Filistin halkına destek olmak suç değildir” dedi. Grup, kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımayı değerlendiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Avrupa’da artan Filistin yanlısı hareketler
Filistin Eylemi kararı, Avrupa genelinde Filistin yanlısı gruplara yönelik baskının bir örneği olarak görülüyor. İngiltere başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi, İsrail-Filistin çatışması bağlamında artan protestoları ve doğrudan eylemleri yasaklama eğiliminde. Özellikle Hamas’ın 7 Ekim saldırısı sonrası yükselen tansiyon, hükümetleri daha sert önlemler almaya itiyor. Ancak insan hakları örgütleri, bu tür yasakların ifade özgürlüğünü ve barışçıl protesto hakkını ihlal ettiğini savunuyor.
Filistin Eylemi, İngiltere’deki Elbit Systems gibi İsrail savunma şirketlerine ait fabrikaları hedef alan eylemleriyle biliniyor. Grup, bu eylemlerin ‘askeri malzeme üretimini durdurmayı’ amaçladığını söylüyor. Mahkeme ise bu eylemlerin mülke zarar verme ve korku yaratma amacı taşıdığına hükmetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına tarihsel olarak güçlü bir destek vermekle birlikte, İngiltere’nin bu kararı doğrudan Türk dış politikasını etkilemiyor. Ancak Avrupa’da Filistin yanlısı gruplara yönelik baskının artması, Türkiye’nin insan hakları ve ifade özgürlüğü konusundaki eleştirilerini güçlendirebilir. Ayrıca, İngiltere’deki benzer grupların Türkiye’deki Filistin yanlısı sivil toplum kuruluşlarına ilham kaynağı olması mümkün. Bölgesel olarak, İsrail-Filistin çatışmasında artan gerginlik, Türkiye’nin arabuluculuk rolünü daha da önemli kılıyor.