İngiltere'de Filistin yanlısı doğrudan eylem grubu Palestine Action'ın yasaklanmasının hukuka uygun olduğuna dair Temyiz Mahkemesi kararı, bu grup adına protesto düzenledikleri gerekçesiyle tutuklanan aktivistlerde büyük hayal kırıklığı yarattı. Mahkemenin kararı, grubun resmen yasaklanmasının ardından Terörle Mücadele Yasası kapsamında 700'den fazla kişinin suçlanmasına yol açan süreci onaylamış oldu. Kararın ardından yayımlanan ortak açıklamada, aktivistler 'derin bir adaletsizlik' hissettiklerini belirtti.
Arka plan: Palestine Action kimdir ve neden yasaklandı?
Palestine Action, 2020 yılında kurulan ve İsrail ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği şirketlere yönelik eylemler düzenleyen bir aktivist grup. Grup, özellikle İsrail savunma sanayii ile bağlantılı firmaların İngiltere'deki tesislerini hedef alan eylemleriyle biliniyor. 2022 yılında dönemin İçişleri Bakanı Suella Braverman, grubu terör örgütü olarak sınıflandırarak yasaklamıştı. Braverman, kararını 'İsrail'de terör eylemlerini teşvik etmek' gerekçesine dayandırmıştı. Grup ise kendisini 'barışçıl sivil itaatsizlik' olarak tanımlıyor ve yasağı 'siyasi bir baskı' olarak nitelendiriyor.
Yasağın ardından İngiltere polisi, Palestine Action ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle yüzlerce kişiyi gözaltına aldı ve 700'den fazla kişi hakkında Terörle Mücadele Yasası kapsamında işlem yapıldı. Aktivistler, bu operasyonları 'kitlesel gözaltı dalgası' olarak tanımlarken, hukuki süreçte birçok kişinin aylarca tutuklu kaldığını vurguluyor.
Temyiz süreci ve küresel boyut
Temyiz Mahkemesinin kararı, yalnızca İngiltere'de değil, uluslararası alanda da yankı uyandırdı. İnsan hakları örgütleri, kararın ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkını kısıtladığını savunuyor. Birleşmiş Milletler özel raportörleri, benzer yasaklamaların dünya genelinde artan bir eğilim olduğuna dikkat çekiyor. Karara tepki gösteren protestocular, 'Filistin halkının sesini duyurma mücadelesinin cezalandırıldığını' ifade etti. Öte yandan, İsrail hükümeti kararı memnuniyetle karşıladığını açıklarken, İngiltere hükümeti 'terörle mücadelede kararlılık' vurgusu yaptı.
Uzmanlar, bu kararın İngiltere'deki Filistin yanlısı hareket üzerinde caydırıcı etkisi olacağını, ancak grubun eylemlerini yeraltına çekebileceğini veya daha radikal yöntemlere yönelebileceğini belirtiyor. Ayrıca, kararın diğer ülkelerdeki benzer gruplar için de emsal teşkil edebileceği kaydediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği geleneksel destek bağlamında dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, Filistin yanlısı sivil toplum hareketlerine genellikle destek verirken, İngiltere'deki bu yasak ve mahkeme kararı, ifade özgürlüğü-sivil itaatsizlik sınırlarını yeniden gündeme getiriyor. Türk dış politikası açısından, özellikle Avrupa ülkelerindeki Filistin yanlısı protestoların kriminalize edilmesi, Ankara'nın bu konudaki diplomatik tepkilerini şekillendirebilir. Ancak kararın doğrudan Türkiye'yi hedef alan bir yönü bulunmamakta. Bölgesel etki olarak, İsrail ile ilişkileri normalleştirme sürecinde olan ülkelerde benzer yasaklamaların gündeme gelmesi muhtemel.