Filipinler'in güneyindeki General Santos kenti ve çevresinde meydana gelen depremin ardından Çinli-Filipinli iş grupları, bölgeye yardım malzemesi göndererek afet yardımı geleneğini sürdürdü. Manila ile Pekin arasındaki ilişkilerin kötüleştiği bir dönemde gelen bu yardımlar, Çin bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik kamuoyundaki Sinofobi algısını yumuşatma potansiyeli taşıyor.
Deprem yardımının arka planı
General Santos kenti ve çevresinde 5.6 büyüklüğündeki deprem, 3 Kasım'da meydana geldi ve en az 11 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden oldu. Bölgede hasar tespit çalışmaları sürerken, Filippinler Afet Riskini Azaltma ve Yönetim Konseyi, depremden etkilenen 10 binden fazla aile olduğunu açıkladı.
Çinli-Filipinli iş grupları, depremin hemen ardından harekete geçerek gıda, su, ilaç ve battaniye gibi temel ihtiyaç malzemelerini bölgeye ulaştırdı. Filipinler-Çin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Alfredo Yao, yaptığı açıklamada, "Her zaman olduğu gibi felaket anında dayanışma gösteriyoruz. Bu yardımlar, sadece insani değil, aynı zamanda iki toplum arasındaki bağları güçlendiriyor" dedi.
Ancak yardım çabaları, Manila ile Pekin arasındaki siyasi gerilim gölgesinde gerçekleşti. Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlıkları ve Filipinler'in yeni hükümetinin Çin'e karşı daha sert bir tutum takınması, Çinli-Filipinli topluluğunun kamuoyundaki imajını olumsuz etkilemişti. Filipinler'de Çin karşıtı duygular, özellikle sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerle körükleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çinli-Filipinli toplumu, Filipinler'de önemli bir ekonomik güç oluşturuyor. Ülkedeki ticaretin yaklaşık %20'sini kontrol eden bu topluluk, sık sık afet yardımlarıyla gündeme geliyor. Ancak son yıllarda artan jeopolitik gerilimler, bu yardımların "ipek eldivenli etki" olarak nitelendirilmesine neden oldu.
Uzmanlar, yardımların Sinofobiyi azaltmada kısa vadede etkili olabileceğini ancak uzun vadede siyasi sorunların çözülmesi gerektiğini belirtiyor. Filipinler Üniversitesi'nden uluslararası ilişkiler profesörü Renato Cruz De Castro, "İnsani yardım, iki ülke arasındaki buzları eritebilir ancak Güney Çin Denizi'ndeki balıkçılık hakları gibi temel sorunlar masada kaldıkça, bu yardımlar sadece geçici bir çözüm olur" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin afet diplomasisi stratejisine benzer bir örnek sunuyor. Türkiye, deprem ve sel gibi doğal afetlerde bölgesel bir yardım aktörü olarak öne çıkarken, Çin'in Filipinler'deki çabası, siyasi gerilimlere rağmen insani yardımın diplomatik bir araç olarak kullanılabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin de Asya-Pasifik'te benzer insani yardım girişimleriyle nüfuz artırma potansiyeli bulunuyor. Ayrıca, Çin karşıtlığının toplumsal düzeyde yönetilmesi, Türkiye'nin kendi dış politika sancılarında azınlık topluluklarının konumunu hatırlatıcı bir vaka.