Filipinler'in merkezi Luzon bölgesinde, haziran ayında pirinç eken çiftçiler endişeyle gökyüzünü izliyor. Pasifik Okyanusu'nda tanıdık bir hayalet yeniden güç kazanıyor: 'süper' El Nino. Bu iklim olayı, ülkenin tahıl ambarlarını boşaltma ve milyonlarca haneyi açlıkla tehdit etme potansiyeli taşıyor. Filipinler hükümeti, bu yılki olağanüstü güçlü El Nino için bir eylem planı hazırlamış olsa da, ülkenin ana gıda maddesi olan pirincin üretiminde yüzde 30'a varan bir çöküş riskiyle karşı karşıya olduğu uyarıları yapılıyor. Tarım uzmanlarına göre, özellikle sulama altyapısının yetersiz olduğu bölgelerde, kuraklık koşulları pirinç hasadını vurabilir.
El Nino'nun Etkileri ve Hükümetin Hazırlıkları
Filipinler Devlet Meteoroloji Ajansı PAGASA, 2024 yılının ilk aylarında 'güçlü' kategorisindeki El Nino'nun Mayıs ayına kadar devam edeceğini ve ardından 'çok güçlü' aşamaya geçerek haziran-ağustos döneminde etkisini artıracağını tahmin ediyor. Bu durum, özellikle ülkenin pirinç üretiminin büyük kısmını karşılayan Luzon, Batı Visayas ve Mindanao bölgelerinde kritik su kıtlığına yol açabilir. Hükümet, halihazırda 17 milyar Filipin pesosu (yaklaşık 300 milyon dolar) tutarında bir bütçe ayırarak, çiftçilere kuraklığa dayanıklı tohum dağıtımı, sulama sistemlerinin onarımı ve acil su temini projeleri başlattı. Ancak tarım uzmanları, bu önlemlerin yetersiz kalabileceğini, zira son 50 yılın en güçlü El Nino'sunun beklendiğini vurguluyor. 2016'daki güçlü El Nino ülke genelinde 1,2 milyar dolarlık tarımsal kayba yol açmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gıda Güvenliği Tehdidi
Filipinler'in yaşadığı bu kriz, yalnızca ülke sınırlarını aşan bir öneme sahip. Dünyanın en büyük pirinç ithalatçılarından biri olan Filipinler'de üretim düşüşü, küresel pirinç fiyatlarında yeni bir artış dalgasına neden olabilir. Özellikle Hindistan'ın 2023'te pirinç ihracatına getirdiği kısıtlamalar ve Tayland, Vietnam gibi diğer büyük üreticilerin de iklim riskleriyle karşı karşıya olması, Asya'da gıda güvenliği endişelerini artırıyor. Uluslararası Pirinç Araştırma Enstitüsü (IRRI) verilerine göre, Asya ülkeleri küresel pirinç tüketiminin yüzde 90'ını gerçekleştiriyor. Filipinler'de yaşanacak bir kriz, bölgesel tedarik zincirlerinde domino etkisi yaratabilir. Ayrıca, El Nino'nun Filipinler'deki etkileri, iklim değişikliğinin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki orantısız yükünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki bu gelişme, Türkiye açısından doğrudan bir dış politika veya ticaret konusu olmasa da, küresel gıda fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, pirinçte büyük ölçüde dışa bağımlı değildir; ancak Asya'daki bir pirinç krizi, dünya genelinde tahıl fiyatlarında artışa ve enflasyonist baskılara yol açabilir. Ayrıca, iklim değişikliği kaynaklı bu tür felaketlerin sıklaşması, Türkiye'nin de dahil olduğu Akdeniz havzasında benzer riskleri akla getiriyor. Türkiye, tarımsal üretimde iklim değişikliğine uyum stratejilerini güçlendirme ve su yönetimi politikalarını gözden geçirme konusunda bu tür olaylardan ders çıkarabilir.