Filipinler'in güneyindeki Müslüman özerk bölgesi Bangsamoro'da, 12 Mayıs 2025'te yapılacak ara seçimlere günler kala düzenlenen silahlı saldırıda üç kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Saldırı, bölgede seçim öncesi şiddet olaylarının tırmanmasıyla aynı döneme denk geldi. Yerel yetkililer, saldırının Maguindanao del Sur eyaletinde bir seçim mitingi sırasında meydana geldiğini ve saldırganların kimliğinin belirlenmeye çalışıldığını açıkladı.
Seçim Öncesi Şiddet ve Arka Plan
Bangsamoro, 2019'da kurulan ve Filipinler'in güneyindeki Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgeyi kapsayan özerk bir yönetim. Bölge, onlarca yıl süren ayrılıkçı çatışmaların ardından 2014'te imzalanan kapsamlı barış anlaşmasıyla özerklik kazandı. Ancak, silahlı gruplar arası rekabet, aşiret çatışmaları ve siyasi aidiyet temelli şiddet olayları bölgede istikrarı tehdit etmeye devam ediyor.
12 Mayıs'ta yapılacak seçimler, Bangsamoro Özerk Bölgesi'nin ilk parlamento seçimleri olacak. Bu seçimler, bölgenin siyasi geleceğini belirlemesi açısından kritik önem taşıyor. Seçim öncesi dönemde, özellikle Maguindanao, Lanao del Sur ve Sulu gibi illerde silahlı saldırılar, adam kaçırma ve seçim komisyonu çalışanlarına yönelik tehditler artmış durumda. Filipinler Seçim Komisyonu (Comelec), seçim bölgelerinin birçoğunu "kırmızı kategori" olarak sınıflandırarak acil güvenlik önlemleri alınması gerektiğini belirtti.
Son yıllarda bölgede seçim şiddeti nedeniyle onlarca kişi hayatını kaybetti. 2022 genel seçimlerinde de benzer olaylar yaşanmış, özellikle yerel siyasi hanedanlar arasındaki mücadele kanlı çatışmalara dönüşmüştü. Bu saldırı, bölgedeki kırılgan barış ortamını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bangsamoro, Güneydoğu Asya'da barış inşası sürecinin en önemli örneklerinden biri olarak görülüyor. Filipinler hükümeti ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MİKC) arasındaki barış anlaşması, bölgede istikrarın sağlanması için uluslararası toplumun da destek verdiği bir model oluşturdu. Ancak, silahlı grupların varlığı ve yoksulluk, radikalleşme riskini artırıyor. Bölgede etkili olan Ebu Seyyaf ve Endonezya merkezli Cemaat-i İslamiye gibi gruplar, zaman zaman şiddet eylemleri düzenleyerek barış sürecini baltalıyor.
Bu son saldırı, bölgede seçim güvenliğinin sağlanmasının ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Uluslararası toplum, özellikle ABD ve Avustralya, Filipinler'e terörle mücadelede destek veriyor. Ancak, yerel düzeydeki siyasi şiddet, dış aktörlerin müdahalesiyle çözülebilecek bir sorun değil. Bangsamoro'nun başarısı, Güneydoğu Asya'da barış ve istikrar için kritik bir test olarak görülüyor.
Seçimlerin barışçıl geçmesi, bölgenin ekonomik kalkınması ve yatırım çekmesi için de hayati önem taşıyor. Son yıllarda altyapı projeleri ve tarım reformlarıyla bölgeye yatırım yapılmaya çalışılsa da, güvenlik endişeleri bu çabaları sekteye uğratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filipinler'deki Bangsamoro barış sürecine yakından ilgi gösteren ve bölgeye insani yardım ile kalkınma desteği sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) aracılığıyla bölgede çeşitli projeler yürütülüyor. Seçim öncesi şiddetin tırmanması, Türkiye'nin bölgedeki istikrar ve barış çabalarına yönelik riskleri artırıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Müslüman topluluklarla kurduğu tarihi ve kültürel bağlar, Bangsamoro'daki gelişmeleri daha yakından takip etmesini gerektiriyor. Barış sürecinin sekteye uğraması, bölgede radikalleşmeyi besleyebilir ve küresel terörle mücadele açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Türkiye'nin, barış ve istikrarın korunması için diplomatik girişimlerde bulunması ve uluslararası platformlarda konuyu gündeme taşıması faydalı olacaktır.