Filipinler pesosu, Cuma günü dolar karşısında 62 seviyesinin altına gerileyerek tarihi bir düşüş kaydetti. Bu seviye, bazı analistlerin yetkililerin para birimini desteklemek için devreye girmesine yol açabileceğini belirttiği kritik bir eşik olarak görülüyor. Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, ithalat faturasını artırarak ülkenin cari açığını genişletiyor ve yerel para birimi üzerindeki baskıyı şiddetlendiriyor.
Pezodaki Düşüşün Nedenleri
Asya'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olan Filipinler, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılıyor. Küresel petrol fiyatlarının varil başına 90 doların üzerinde seyretmesi, ülkenin dış ticaret açığını derinleştiriyor. Bu durum, peso üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor ve ülkenin merkez bankası Bangko Sentral ng Pilipinas'ı (BSP) zor durumda bırakıyor.
Dolar/Philippine peso paritesi, Cuma günü 62.10 seviyesine kadar yükselerek tarihi zirvesini gördü. Yılbaşından bu yana peso, dolar karşısında yaklaşık %9 değer kaybetti. Bu düşüşte, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) agresif faiz artırım politikaları ve küresel risk iştahındaki azalma da etkili oluyor. Ancak son günlerdeki sert hareketin ana tetikleyicisi, OPEC+ ülkelerinin üretim kesintisi kararının ardından yükselen petrol fiyatları.
Analistler, BSP'nin döviz piyasasına müdahale etmesini bekliyor. Merkez bankası daha önce aşırı dalgalanmalara karşı 'müdahale etmeye hazır olduğunu' açıklamıştı. Pek çok uzman, 62 seviyesinin psikolojik bir sınır olduğunu ve yetkililerin bu seviyede devreye girebileceğini belirtiyor. Ancak BSP'nin elindeki araçlar sınırlı; faiz artırımları zaten yüksek enflasyonla mücadele için kullanılıyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Filipinler'deki bu gelişme, Asya para birimlerindeki genel zayıflığın bir parçası. Endonezya rupisi, Malezya ringgiti ve Tayland bahtı da dolar karşısında değer kaybediyor. Bunun arkasında, Fed'in yüksek faiz politikası ve küresel ekonomideki belirsizlikler yer alıyor. Enerji ithalatçısı ülkeler, artan petrol maliyetleri nedeniyle cari açıklarını finanse etmekte zorlanıyor.
Asya Kalkınma Bankası (ADB) geçtiğimiz günlerde bölge ekonomileri için enflasyon risklerine dikkat çekmişti. Yüksek petrol fiyatları, gıda ve ulaştırma maliyetlerini artırarak yoksul kesimi olumsuz etkiliyor. Filipinler'de yıllık enflasyon %6'lık hedefin üzerinde seyrediyor ve bu durum merkez bankasının işini zorlaştırıyor. BSP Başkanı Eli Remolona, enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını ve gerektiğinde faiz artırabileceklerini belirtmişti.
Uzmanlar, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi durumunda pezonun daha da değer kaybedebileceğini ifade ediyor. Bazı tahminler, 62.50 veya 63 seviyelerinin görülebileceğini öngörüyor. Bu durum, Filipinler ekonomisi için ciddi bir risk oluşturuyor. Dış borç yükü artıyor, ithalat pahalılaşıyor ve yabancı yatırımcıların güveni azalıyor.
Öte yandan, zayıf peso, Filipinler'in ihracatını ve işçi dövizlerini destekleyebilir. Ülke, yurt dışında çalışan vatandaşlarından her yıl milyarlarca dolar döviz geliri elde ediyor. Ancak bu olumlu etkiler, enerji maliyetlerindeki artışın gölgesinde kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler pezosundaki düşüş, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, benzer kırılganlıkları olan gelişen ekonomiler için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye de enerji ithalatçısı bir ülke olarak yüksek petrol fiyatlarından olumsuz etkileniyor. Cari açık, enflasyon ve kur baskısı gibi sorunlar her iki ülkede de benzer dinamiklerle hareket ediyor. Bu durum, gelişen ülkelerin küresel faiz artırım dalgasına karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı için enerji bağımlılığını azaltacak yapısal reformları hayata geçirmesi, bu tür şoklara karşı direncini artıracaktır.