MANİLA (Reuters) - Filipinler, Myanmar'ın Rakine eyaletinde düzenlediği ve can kaybı ile yaralanmalara neden olan hava saldırısına ilişkin duyduğu endişeyi dile getirdi. Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) dönem başkanı olan Filipinler, bölgesel blok içinde konunun görüşülmesi için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu bildirdi.
Saldırının arka planı ve ASEAN'ın tutumu
Myanmar ordusunun Rakine eyaletinde düzenlediği hava saldırısı, bölgede yeni bir şiddet dalgasını tetikledi. Filipinler Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, sivil kayıpların derin endişe kaynağı olduğu vurgulandı. Açıklamada, "Filipinler, Myanmar'ın Rakine eyaletinde meydana gelen ve ölüm, yaralanma ve yıkıma yol açan hava saldırısından dolayı endişelerini ifade etmektedir" denildi. ASEAN dönem başkanı sıfatıyla Filipinler, bölgesel blok içinde bu konunun nasıl ele alınacağına dair tartışmalara öncülük etmeye hazır olduğunu belirtti.
Myanmar, 2021 yılında askeri darbenin ardından siyasi ve insani krizin içine sürüklenmiş durumda. Ülke genelinde ordu ile çeşitli silahlı gruplar arasında çatışmalar sürerken, Rakine eyaleti özellikle Arakan Ordusu (AA) ile Myanmar ordusu arasındaki çatışmalara sahne oluyor. Son hava saldırısı, bölgede artan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. ASEAN, 2021'de Myanmar konusunda beş maddelik bir konsensüs üzerinde anlaşmıştı; ancak askeri yönetimin bu planı uygulamaması nedeniyle birlik içinde etkili bir ortak tutum oluşturulamadı.
Filipinler'in açıklaması, ASEAN'ın Myanmar konusundaki bölünmüşlüğüne rağmen dönem başkanı olarak daha aktif bir rol üstlenme çabası olarak yorumlanıyor. Geçmişte Endonezya ve Malezya gibi ülkeler de benzer endişeleri dile getirmiş, ancak Myanmar ordusunun sivil hedeflere yönelik saldırıları uluslararası toplumun kınamasına rağmen durdurulamadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Myanmar'daki insani kriz, Güneydoğu Asya'nın istikrarı açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ülke genelinde milyonlarca insan yerinden edilmiş durumda ve insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Rakine eyaleti, hem Rohingya Müslümanlarına yönelik baskılar hem de Arakan Ordusu ile ordu arasındaki çatışmalar nedeniyle özellikle kırılgan bir bölge. Son hava saldırısı, bölgedeki sivil altyapıya da zarar vererek yerel halkın acılarını artırdı.
ASEAN'ın Myanmar konusundaki etkisizliği, birliğin uluslararası alandaki itibarını zedeliyor. Filipinler'in arabuluculuk girişimi, ASEAN'ın kendi içinde bir çözüm bulma çabası olarak öne çıkıyor. Ancak askeri yönetimin diyaloga kapalı tutumu ve Çin ile Rusya'nın Myanmar'a verdiği destek, bölgesel çabaları zorlaştırıyor. Çin, Myanmar'da ekonomik ve stratejik çıkarlarını korumak için askeri yönetimle ilişkilerini sürdürürken, Rusya da silah tedarikiyle ordunun elini güçlendiriyor. Bu durum, ASEAN'ın ortak bir baskı mekanizması oluşturmasını engelliyor.
Uluslararası toplum, özellikle Batılı ülkeler, Myanmar ordusuna yönelik yaptırımları artırma çağrısı yapıyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi'nde Çin ve Rusya'nın veto yetkisi, etkili bir uluslararası müdahaleyi bloke ediyor. Filipinler'in girişimi, bu çıkmazda bölgesel bir diyalog kanalı açma amacı taşıyor. ASEAN içinde farklı yaklaşımların varlığı, birliğin ortak bir bildiri yayınlamasını dahi zorlaştırıyor; bazı üyeler askeri yönetimle pragmatik ilişkileri sürdürmeyi tercih ederken, diğerleri daha sert bir tutum alınmasını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myanmar'daki hava saldırısı ve ASEAN'ın tepkisi, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'ya yönelik dış politika açılımı açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda ASEAN ile diyalog ortaklığı geliştirme ve bölgede ekonomik ilişkilerini güçlendirme çabasında. Myanmar'daki istikrarsızlık, bölgesel ticaret yollarını ve yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Rohingya Müslümanlarına yönelik insani yardımlarıyla bölgede aktif bir aktör. Ankara'nın, ASEAN içindeki barışçıl çözüm arayışlarını desteklemesi ve insani krizin çözümü için uluslararası platformlarda daha fazla inisiyatif alması beklenebilir. Myanmar'daki çatışmaların uzaması, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki diplomatik ve ekonomik hedefleri için risk oluşturuyor.