Fildişi Sahili'nin başkenti Abidjan'da yaşayan DJ Cédric Kouamé, yıllardır ülke genelinde seyahat ederek unutulmuş vinil plakları topluyor. Kouamé, bu plakları restore ettikten sonra çalarak hem geçmişin müziğini yaşatmayı hem de Fildişi Sahili'nin zengin müzik tarihine dikkat çekmeyi hedefliyor. FRANCE 24 ekibinin sahadan aktardığına göre, DJ'in en büyük hayali, ülkenin tarihi ses arşivlerine adanmış resmi bir merkez kurmak ve bu sayede ulusal ve uluslararası alanda daha geniş bir kitleye ulaşmak.
Plak avcısının hikayesi
Cédric Kouamé, müzik tutkusunu bir arşivcilik görevine dönüştürmüş durumda. Ülkenin dört bir yanındaki bit pazarları, eski radyo istasyonları, koleksiyonerler ve müzik stüdyolarını gezerek onlarca yıl öncesine ait plakları bulup kurtarıyor. Kouamé, bu plakların sadece birer müzik kaydı değil, aynı zamanda Fildişi Sahili'nin bağımsızlık sonrası kültürel ve toplumsal dönüşümünün birer tanığı olduğunu vurguluyor. Özellikle 1960'lı ve 1970'li yıllarda ortaya çıkan Afrika funk, highlife ve soukous gibi türlerin nadir örneklerini gün ışığına çıkarıyor.
Topladığı plakları titiz bir restorasyon sürecinden geçiren DJ, çizik ve hasarlı kayıtları temizleyip dijital ortama aktarıyor. Bu sayede hem orijinal vinil formatını koruyor hem de eserlerin kaybolma riskini azaltıyor. Kouamé, restorasyon çalışmalarını kendi imkanlarıyla yürütüyor ve bu süreçte karşılaştığı zorlukları da paylaşıyor: nemli iklim koşulları, plakların uygun olmayan koşullarda saklanması ve bazı kayıtların artık bulunamaz hale gelmesi gibi sorunlarla mücadele ediyor.
Müzik mirasını koruma çabası
Kouamé'nin çabası, Fildişi Sahili'nin kültürel mirasını koruma açısından büyük önem taşıyor. Ülkede uzun yıllar boyunca müzik arşivlerine yeterli yatırım yapılmamış olması, birçok değerli kaydın kaybolmasına veya yurt dışına çıkmasına neden oldu. DJ, bu eksikliği gidermek için resmi bir arşiv merkezi kurmayı amaçlıyor. Böyle bir merkez, sadece plakları depolamakla kalmayacak, aynı zamanda araştırmacılar, müzisyenler ve müzikseverler için bir buluşma noktası haline gelecek.
FRANCE 24'e konuşan Kouamé, "Bu plaklar bizim tarihimiz. Onları kaybetmemek için elimden geleni yapıyorum. Ama bireysel çabalar yeterli değil, devletin ve kurumların da destek vermesi gerekiyor" diyor. DJ'in hedefi, uluslararası fon ve işbirlikleriyle merkezi hayata geçirmek ve Fildişi Sahili müziğini dünya çapında tanıtmak.
Uzmanlar, Afrika'da müzik arşivciliğinin önemine dikkat çekiyor. Kolonyal dönem sonrası birçok Afrika ülkesinde müzik endüstrisi hızla gelişmiş ancak arşivleme konusunda yeterli altyapı oluşturulamamıştı. Kouamé gibi koleksiyonerler, bu boşluğu doldurmada kritik bir rol üstleniyor. Son yıllarda Batı Afrika'da benzer girişimlerin arttığı görülüyor; örneğin Mali ve Senegal'de de müzik arşivlerini korumaya yönelik projeler hayata geçiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fildişi Sahili'ndeki bu kültürel miras koruma çabası, doğrudan Türkiye'nin dış politikası veya ekonomisiyle ilişkili olmasa da, Afrika'da kültürel diplomasi ve yumuşak güç açısından dersler sunuyor. Türkiye, son yıllarda Afrika kıtasında ekonomik ve diplomatik etkisini artırırken, kültürel mirasın korunmasına yönelik projelerde işbirliği yapabilir. Özellikle Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) aracılığıyla arşiv restorasyonu ve dijitalleştirme konusunda teknik destek sağlanması, Türkiye'nin bölgedeki imajına katkı sunabilir. Ayrıca Afrika müziğine artan küresel ilgi, Türk müzik endüstrisi için de yeni işbirlikleri ve pazar fırsatları yaratabilir.