FIFA, 2026 Dünya Kupası öncesinde stadyumlarda uygulanacak davranış kurallarında son dakika bir değişiklik yaparak, taraftarların yeniden kullanılabilir plastik veya metal şişeleri maç alanına getirmesini yasakladı. Futbolun küresel yönetim organı FIFA, bu kararı gerekçelendirirken güvenlik protokollerine atıfta bulunurken, çevre örgütleri ve taraftar grupları kararı sert bir şekilde eleştirdi. 11 ülkede (ABD, Kanada, Meksika) 48 takımın katılımıyla düzenlenecek turnuva öncesinde alınan bu karar, organizasyonun sürdürülebilirlik taahhütleriyle çeliştiği yönünde yorumlanıyor.
Gelişmenin arka planı
FIFA, 2026 Dünya Kupası için hazırladığı stadyum kullanım kılavuzunda, taraftarların yanlarında getirebilecekleri eşyalarla ilgili bir dizi kısıtlama getirdi. En dikkat çekici değişiklik, 500 ml'yi aşan sıvı kaplarının yanı sıra yeniden kullanılabilir şişelerin de stadyumlara sokulmaması oldu. Daha önceki planlarda bu tür şişelere izin verilmesi beklenirken, son karar bir U-dönüşü olarak nitelendirildi. FIFA sözcüsü, kararın 'tüm taraftarların güvenliğini sağlamak için alınmış bir önlem' olduğunu belirtti. Ancak bu durum, FIFA'nın 2022 Katar Dünya Kupası'nda uyguladığı benzer bir yasağın ardından bu kez daha geniş çaplı bir tepkiyle karşılaşmasına yol açtı. Çevre grupları, FIFA'yı sürdürülebilirlik sözlerini tutmamakla suçluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, özellikle çevre bilincinin yüksek olduğu ev sahibi ülkelerde (Kanada, ABD ve Meksika) büyük tartışma yarattı. ABD'de birçok stadyum, taraftarların yeniden kullanılabilir şişelerle girmesine izin verirken, FIFA'nın bu kuralı turnuva boyunca tüm mekanlarda geçerli olacak. Dünya Kupası'nın çevresel etkisini azaltmayı hedefleyen 'Karbon Nötr' kampanyaları, bu kararla birlikte sorgulanır hale geldi. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) konuya ilişkin doğrudan bir yorum yapmazken, sivil toplum kuruluşları FIFA'yı 'büyük bir geri adım' atmakla eleştirdi. Öte yandan, güvenlik endişeleri de dikkate alındığında, özellikle 11 Eylül sonrası artan stadyum güvenlik önlemleri bağlamında bu yasağın anlaşılabilir olduğunu savunanlar da bulunuyor. Ancak çoğu yorumcu, FIFA'nın ticari sponsorluk anlaşmalarıyla (örneğin içecek şirketleri) çelişen bu kararının, kurumsal çıkarların ön planda olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2026 Dünya Kupası'na doğrudan ev sahipliği yapmasa da, turnuvanın küresel bir etkinlik olması nedeniyle bu karar Türk taraftarları ve futbol otoritelerini ilgilendiriyor. Türkiye'nin uluslararası organizasyonlardaki çevre politikalarıyla uyumu açısından, FIFA'nın bu adımı, sürdürülebilirlik taahhütlerinin ne kadar samimi olduğuna dair bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipliği adaylığı sürecinde, FIFA'nın bu tür kararları, Türkiye'nin kendi stadyum güvenlik ve çevre politikalarını şekillendirirken dikkate alabileceği bir emsal oluşturuyor. Kısa vadede doğrudan bir etkisi olmasa da, küresel futbol yönetimindeki bu tür uygulamalar, Türk futbolseverlerin organizasyonlara bakışını etkileyebilir.