ABD Merkez Bankası (Fed), yapay zeka devriminin körüklediği ekonomik canlanmayı dizginlemek için yeterince hızlı hareket etmiyor. TS Lombard'ın başekonomisti Freya Beamish'e göre, mevcut para politikası duruşu teknoloji odaklı büyümenin gerisinde kalmış durumda. Beamish, Fed'in faiz indirimlerine ara vererek sıkılaştırma yönünde adım atması gerektiğini vurguluyor. Uzman, yapay zeka yatırımlarının üretkenlik artışını hızlandırdığını ve bunun enflasyonist baskı yaratabileceğini belirtiyor.
Yapay Zeka Ekonomisinin Dinamikleri
Son iki yılda ABD'de yapay zeka alanındaki özel yatırımlar 150 milyar doları aştı. Büyük teknoloji şirketleri, veri merkezleri ve çip üretim tesisleri için rekor harcamalar yaparken, bu durum işgücü piyasasında talep artışına yol açıyor. Beamish, yapay zekanın yarattığı üretkenlik kazanımlarının kısa vadede enflasyonu düşürücü etki yapabileceğini, ancak uzun vadede talep tarafında ısınmaya neden olduğunu ifade ediyor. Fed'in aralık ayında 25 baz puanlık faiz indirimi yapmasına karşın, piyasalar 2025 yılı için daha fazla gevşeme bekliyor. Oysa Beamish'e göre, ekonominin mevcut hızı göz önüne alındığında faizlerin sabit tutulması dahi yetersiz kalabilir.
Küresel Etkileri ve Merkez Bankaları Arasındaki Farklılaşma
Fed'in politika tercihleri sadece ABD'yi değil, gelişmekte olan piyasalar başta olmak üzere tüm dünyayı etkiliyor. ABD'de faizlerin yüksek kalması, doların güçlenmesine ve gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına neden olabilir. Öte yandan Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) de benzer ikilemlerle karşı karşıya. Avrupa'da yapay zeka yatırımları ABD'nin gerisinde kalırken, kıta ekonomisi daha fazla teşviğe ihtiyaç duyuyor. Beamish, bu farklılaşmanın küresel faiz koridorlarını genişletebileceği uyarısında bulunuyor. Analistler, 2025 yılının ilk yarısında Fed ile ECB arasındaki politika ayrışmasının daha belirgin hale geleceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in sıkılaştırma sinyalleri, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için dış finansman koşullarını zorlaştırabilir. ABD faizlerinin yüksek seyretmesi, TL üzerinde baskı oluştururken, TCMB'nin elini zayıflatabilir. Öte yandan yapay zeka patlamasının küresel tedarik zincirlerini dönüştürmesi, Türkiye'nin teknoloji odaklı büyüme stratejileri için bir fırsat penceresi açabilir. Ancak kısa vadede, sermaye akımlarındaki oynaklık ve dolar/TL paritesindeki hareketler, enflasyonla mücadeleyi zora sokabilir. Türkiye'nin yapay zeka ekosistemine yatırım yapması, bu küresel dönüşümden pay alması açısından kritik önem taşıyor.