ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son toplantısında sergilediği şahin duruş, küresel piyasalarda doların değer kazanmasına yol açtı. Dolar endeksi, iki gün üst üste yükselerek Mart ayı sonundaki zirvesine yaklaştı. Yatırımcılar, Fed'in en geç önümüzdeki ayın sonunda faiz artırımına başlayacağına dair bahisleri artırırken, doların diğer para birimleri karşısında güçlenmesi dünya genelinde para politikalarının yeniden şekillenmesine neden oluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Fed, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdiği FOMC toplantısında, enflasyon baskılarının devam ettiğini ve istihdam piyasasının güçlü kaldığını vurguladı. Toplantı tutanakları, üyelerin büyük çoğunluğunun faiz artırımına hazır olduğunu gösterdi. Bu durum, daha önce faiz indirimi bekleyen bazı yatırımcıların beklentilerini tersine çevirdi. Swap piyasaları, Temmuz ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımı olasılığını yüzde 70'in üzerinde fiyatlarken, bu oran bir hafta önce sadece yüzde 50 civarındaydı. Fed Başkanı Jerome Powell'ın enflasyonla mücadelede daha fazla adım atılabileceği sinyali, doları destekleyen en önemli faktör oldu.
Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) gevşek para politikalarına devam etmesi, doların bu para birimleri karşısında daha da güçlenmesine olanak tanıdı. Euro/dolar paritesi 1,08 seviyesinin altına inerken, dolar/yen 142'nin üzerine çıkarak son 10 yılın en yüksek seviyelerine yaklaştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Dolardaki bu güçlenme, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Brezilya reali, Hindistan rupisi ve Güney Afrika randı gibi para birimleri son iki günde yüzde 1-2 oranında değer kaybetti. Bu durum, bu ülkelerin ithalat fiyatlarını artırarak enflasyonla mücadelelerini zorlaştırabilir. Ayrıca, yüksek dolar seviyeleri, dolar cinsinden borçlu olan şirketler ve ülkeler için borç yükünü daha da ağırlaştırıyor.
Küresel ticarette de doların güçlenmesinin etkileri görülüyor. Petrol başta olmak üzere emtia fiyatları, dolar cinsinden daha pahalı hale geldi. Brent petrol fiyatı 85 doların üzerine çıkarken, altın fiyatları ise 2 bin 350 doların biraz üzerinde işlem görüyor. Yatırımcılar şimdi, Fed'in temmuz ayı toplantısına kadar gelecek verileri beklemeye çekildi. Enflasyon ve istihdam verileri, faiz artırımının hızı ve büyüklüğü konusunda belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güçlü dolar, Türkiye ekonomisi için iki yönlü bir etkiye sahip. Bir yandan ithalat fiyatlarının artmasıyla enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabilirken, diğer yandan Türkiye'nin ihracatçıları dolar cinsinden gelirlerini koruyor. Ancak, doların küresel ölçekte değer kazanması, Türk lirası üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırabilir. Bu durum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz politikasını daha da sıkılaştırmasını gerektirebilir. Ayrıca, yüksek dolar, Türkiye'nin dış borç yükünü ve cari açık finansmanını zorlaştırarak ekonomik dengeleri test edebilir. Küresel risk iştahının düşmesi durumunda, sıcak para girişleri de yavaşlayabilir.