ABD Merkez Bankası (Fed), piyasa beklentilerine göre bu hafta faiz artırımına gidiyor. Fed Başkanı Kevin Warsh, faiz oranlarını yükseltme kararında zorlu bir dengelleme ile karşı karşıya. İşlemciler, faiz artırımı olasılığını %92'nin üzerinde fiyatlarken, Aralık ayında bir artırım daha yapılması ihtimalini de %75'in üzerinde görüyor.
Faiz artırımı beklentisi ve piyasa tepkisi
Fed'in faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor. CME Group'un FedWatch aracına göre, federal fon vadeli işlemleri bu toplantıda 25 baz puanlık bir artırım olasılığını %92,4 olarak gösteriyor. Bu, Mart 2020'den bu yana ilk artırım olacak. Piyasalar ayrıca Aralık ayında ikinci bir artırım beklentisini de %75,6 olasılıkla fiyatlıyor. Warsh, enflasyonun kontrol altına alınması ile ekonomik büyümenin desteklenmesi arasında hassas bir denge kurmak zorunda. Son veriler, ABD enflasyonunun %5,4 ile beklentilerin üzerinde seyrettiğini gösteriyor. İşsizlik oranı ise %4,8 ile pandemi öncesi seviyelere yaklaşmış durumda. Fed'in ikili görevi olan fiyat istikrarı ve maksimum istihdam hedefleri doğrultusunda, Warsh'ın şahin tonlu bir mesaj vermesi bekleniyor. Ancak, faiz artırımının ekonomik toparlanmayı yavaşlatabileceği endişesi de var.
Warsh'ın zorlu mücadelesi
Kevin Warsh, 2025 yılı başında Fed Başkanı olarak atandığından bu yana ilk kez bu kadar kritik bir kararın merkezinde. Warsh, geçmişte enflasyonla mücadelede kararlı duruşuyla biliniyor. Ancak, Fed içinde güvercin kanadın faiz artırımını ertelemek isteyebileceği belirtiliyor. Özellikle, Delta varyantının ekonomik görünümü bulandırması ve tedarik zinciri sorunlarının sürmesi, karar sürecini zorlaştırıyor. Warsh, basın toplantısında faiz artırımının kademeli olacağını ve verilere bağlı kalacağını vurgulayabilir. Ayrıca, bilanço küçültme programının zamanlaması da merak ediliyor. Fed, pandemi döneminde 120 milyar dolarlık aylık tahvil alımını azaltmaya başlamıştı. Piyasalar, faiz artırımının ardından bilanço küçültmenin hızlanabileceğini fiyatlıyor.
Küresel etkiler ve yorumlar
Fed'in faiz artırımı, küresel piyasalar üzerinde önemli etkiler yaratacak. Gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı oluşabilir, sermaye akışları yön değiştirebilir. Dolayısıyla, Türkiye gibi yüksek dış borcu olan ülkeler için faiz artırımı olumsuz bir faktör olabilir. Öte yandan, emtia fiyatları ve altın fiyatları da Fed kararına duyarlı. Ekonomistler, Warsh'ın iletişim stratejisinin piyasa oynaklığını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Fed'in kararı, sadece ABD ekonomisi için değil, küresel finansal istikrar için de belirleyici olacak. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) gibi diğer merkez bankalarının politikaları da Fed'in adımlarından etkilenecek. Avrupa'da enerji krizi ve resesyon endişeleri sürerken, Fed'in sıkılaşması küresel talebi azaltabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz artırımı, Türkiye ekonomisi için kritik bir öneme sahip. Türkiye, yüksek cari açık ve dış borç yükü nedeniyle küresel finansal koşullardaki sıkılaşmadan doğrudan etkileniyor. Fed'in faiz artırımı, doların güçlenmesine ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin değer kaybetmesine yol açabilir. Bu durum, TL üzerinde ek baskı oluşturarak enflasyonu daha da yükseltebilir. Ayrıca, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacı göz önüne alındığında, küresel sermaye akışlarının yön değiştirmesi riski var. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası da Fed'in adımlarına bağlı olarak şekillenebilir. TCMB, faiz indirimi konusunda aceleci davranırsa, sermaye çıkışı hızlanabilir. Bu nedenle, Fed'in kararı Türkiye'nin makroekonomik istikrarı için yakından takip edilmeli.