ABD Merkez Bankası (Fed) dün sona eren iki günlük para politikası toplantısında, piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında sabit bıraktı. Ancak Fed yetkililerinin yayımladığı ekonomik projeksiyonlar ve toplantı sonrası yapılan açıklamalar, önceki toplantılara kıyasla belirgin bir şekilde şahinleşmeyi ortaya koydu. Fed Başkanı Jacob Porter, toplantı sonrası düzenlediği basın toplantısında, artan enflasyon baskıları karşısında bu yıl içinde faiz artırımına gidilebileceğini belirterek, “Ekonomi beklediğimizden daha güçlü toparlanıyor, enflasyon görünümüne ilişkin riskler yukarı yönlü. Bu nedenle, faizleri düşürmekten ziyade yılın ikinci yarısında artırmayı değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Porter, aynı zamanda Fed’in yapısal reformlara ihtiyacı olduğunun altını çizerek, kurum içi iletişim ve politika araçlarının güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, piyasalarda doların değer kazanmasına ve ABD tahvil faizlerinde yükselişe neden oldu.
Enflasyon endişeleri ve işgücü piyasası
Fed’in karar metninde, aşılamanın hızlanması, güçlü mali teşvikler ve devam eden genişlemeci para politikasının enflasyon beklentilerini yukarı çektiği vurgulandı. Nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 4,2’ye yükselmişti. Fed yetkilileri, geçici faktörlerin etkisiyle enflasyonun bir süre daha yüksek kalacağını, ancak orta vadede hedef olan yüzde 2’nin üzerinde kalıcı olması halinde faiz artırımına gidileceğini belirtti. Ayrıca işgücü piyasasındaki toparlanmaya rağmen, Mart 2020’den bu yana kaybedilen 22 milyon işin hâlâ 8 milyondan fazlasının geri kazanılamadığına dikkat çekildi. Ekonomistler, Fed’in ‘ortalama enflasyon hedeflemesi’ çerçevesinin test edileceği bir döneme girildiğini belirtiyor.
Küresel piyasalara yansımalar
Fed’in şahinleşen tonu, gelişmekte olan ülke para birimlerinde satış baskısına yol açtı. Analistler, ABD faizlerinin yükselmesinin sermaye akımlarını tersine çevirebileceğini ve Türkiye gibi yüksek enflasyon ve cari açığı olan ülkelerde kırılganlığı artırabileceğini ifade ediyor. Avrupa ve Asya borsaları da Fed kararının ardından düşüşle açılırken, altın fiyatları 1.800 doların altına geriledi. Uzmanlar, Fed’in bu yıl içinde iki kez faiz artırmasının beklendiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed’in faiz artırım sinyali, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için riskleri artırıyor. ABD faizlerinin yükselmesi, TL üzerindeki baskıyı artırabilir ve Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını zorlaştırabilir. Ayrıca, küresel likiditenin azalması ve sermaye çıkışları Türkiye’nin cari açığını finanse etmesini güçleştirebilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkı para politikasını sürdürmesi, Fed’in bu adımlarına karşı önemli bir savunma mekanizması oluşturuyor. Bununla birlikte, siyasi baskılar ve rezervlerdeki erime, politika bağımsızlığına ilişkin endişeleri canlı tutuyor.