Fransa ve Almanya, ortak yeni nesil savaş uçağı geliştirme programı olan Geleceğin Muharebe Hava Sistemi (FCAS) konusunda haftalardır süren görüşmelerin ardından anlaşmaya varamadıklarını Pazartesi günü resmen duyurdu. İki ülkenin savunma bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, projenin askıya alındığı ve tarafların kendi ulusal programlarına yöneleceği belirtildi. Bu karar, Avrupa Birliği'nin ortak savunma politikası hedefleri açısından ciddi bir gerileme olarak değerlendiriliyor. Projede görev alan savunma şirketleri arasındaki derin görüş ayrılıkları, özellikle iş paylaşımı ve teknoloji transferi konularında kilitlenmeye neden oldu. Fransa'nın Dassault Aviation ve Almanya'nın Airbus Defence and Space şirketleri arasındaki anlaşmazlık, projenin en kritik kilometre taşlarında ilerlemesini engelledi. FRANCE 24'e konuşan Alman Dış Politika Derneği araştırmacısı Jeanette Süß, bu başarısızlığın iki ülkenin 'tamamen farklı stratejik kültürlerinden' kaynaklandığını vurguladı.
Gelişmenin arka planı
FCAS projesi, 2040 sonrasında mevcut Eurofighter Typhoon ve Rafale savaş uçaklarının yerini alması planlanan bir nesil uçak için tasarlanmıştı. Toplamda 100 milyar avroyu aşması beklenen proje, Almanya, Fransa ve İspanya'nın ortak girişimi olarak 2017'de başlatılmıştı. Ancak iş dağılımı, fikri mülkiyet hakları ve teknoloji paylaşımı konularındaki anlaşmazlıklar yıllardır sürüyordu. Özellikle Fransa, projenin liderliğini üstlenmek isterken Almanya daha eşitlikçi bir paylaşım talep ediyordu. Ayrıca, uçağın motoru, silah sistemleri ve yazılım platformu gibi kritik bileşenlerin geliştirilmesinde ulusal çıkarlar ön plana çıktı. Almanya'nın ABD yapımı F-35 savaş uçağını satın alma kararı da projeyi olumsuz etkiledi. Uzmanlar, bu kararın Almanya'nın NATO içinde daha entegre bir pozisyon almak istemesiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Fransa ise stratejik özerklik konusunda ısrarcı bir duruş sergiliyor. Süß, "Fransa savaş uçağını ulusal egemenliğin bir sembolü olarak görürken, Almanya daha çok maliyet etkinliği ve işbirliği odaklı düşünüyor" dedi.
Bölgesel veya küresel boyut
FCAS'ın çöküşü, Avrupa'nın savunma alanında stratejik özerklik hedefini sorgulatıyor. Avrupa Birliği, son yıllarda ortak askeri projelerle savunma kapasitesini artırmaya çalışıyordu ancak bu başarısızlık, üye ülkeler arasındaki stratejik uyum eksikliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Projenin durması, Avrupa savunma sanayisinde büyük bir boşluğa yol açacak. Almanya ve Fransa'nın ayrı ayrı kendi uçak programlarına yönelmesi, maliyetlerin katlanmasına ve Avrupa'nın küresel rekabette geri kalmasına neden olabilir. Bu gelişme ayrıca ABD'nin F-35 satışlarını artırmasına da zemin hazırlıyor. İngiltere'nin Tempest projesi gibi alternatif girişimler de ivme kazanabilir. Uzmanlar, bu durumun NATO içinde Avrupa ayağının zayıflamasına yol açabileceğini belirtiyor. Öte yandan, AB'nin bir sonraki adımının ne olacağı merak konusu; ortak bir Avrupa ordusu vizyonunun gerçekleşmesi daha da zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
FCAS projesinin çökmesi, Türkiye'nin kendi milli muharip uçak projesi KAAN'ın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, bu başarısızlıkla birlikte Avrupa savunma sanayisinde alternatif bir ortak arayışına girebilir. Ancak Türkiye'nin S-400 krizi ve ABD ile yaşadığı gerginlikler, bu tür ortaklıkları zorlaştırıyor. Bölgesel olarak, Avrupa'nın stratejik özerklik hedefinin zayıflaması, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, F-35 programından çıkarılan Türkiye, savaş uçağı tedarikinde alternatif arayışlarına hız verebilir. Sonuç olarak, bu gelişme Türkiye'nin savunma sanayisinde bağımsızlık politikasını güçlendiren bir faktör olarak değerlendirilebilir.