İngiltere'de milyonlarca hane, su ve geniş bant internet faturalarında uygulanan sosyal tarifelerden habersiz olduğu için gereksiz yere yüksek faturalar ödüyor. Kamu harcamalarını denetleyen Ulusal Denetim Ofisi (NAO) tarafından yayımlanan raporda, faturalarını ödemekte zorlanan tüketicilerin büyük çoğunluğunun bu yardım mekanizmalarından haberdar olmadığı veya başvuru sürecinin karmaşıklığı nedeniyle geri adım attığı belirtildi. Özellikle düşük gelirli hanelerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde, hane başına ortalama 200 sterline varan indirim imkânı varken, bu desteğe erişim oranının yalnızca yüzde 15'te kaldığı kaydedildi.
Rekor borç ve bilinmezlik
Rapora göre, 2023 yılı itibarıyla İngiltere'deki hanelerin su ve internet faturalarında biriken toplam borç 1,5 milyar sterlini aştı. Bu rakam, 2019 yılına kıyasla yüzde 40'lık bir artışı temsil ediyor. Özellikle enerji krizi ve artan yaşam maliyeti baskısı altında ezilen düşük gelirli aileler, temel hizmetlere erişimde giderek daha fazla zorlanıyor. NAO, su şirketlerinin ve internet sağlayıcılarının sosyal tarifeleri yeterince tanıtmadığını; birçok firmanın bu tarifeleri web sitelerinde gizlediğini veya başvuru sürecini bilinçli olarak karmaşık hale getirdiğini tespit etti.
Örneğin, İngiltere'nin en büyük su şirketlerinden Thames Water'ın sosyal tarifesi "Water Help", geliri belirli bir eşiğin altında olan hanelere yüzde 50'ye varan indirim sunuyor. Ancak raporda, bu tarifeden yararlanabilecek yaklaşık 400 bin haneden yalnızca 60 bininin aktif olarak faydalandığı belirtiliyor. Benzer bir durum geniş bant internet tarifelerinde de geçerli. BT, Sky ve Virgin Media gibi büyük sağlayıcıların "Sosyal Tarife" olarak adlandırdığı, aylık 15 sterlin gibi düşük ücretlerle sınırlı hızda internet sunan paketlerinden yararlanma oranı yüzde 10'un altında.
Küresel boyut: Faturalar neden artıyor?
İngiltere'deki bu tablo, dünya genelinde yaşanan enflasyonist baskıların bir yansıması. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji fiyatlarında yaşanan patlama, birçok ülkede hane halkı faturalarını ikiye katladı. Merkez bankalarının faiz artırımları ise kredi maliyetlerini yükseltirken, tüketici harcamalarını kısıtlıyor. Su ve internet gibi temel hizmetlerin fiyatları da genel enflasyon kadar olmasa da artış gösteriyor. İngiltere'de su faturalarının 2024 yılında ortalama yüzde 7,5 oranında artması bekleniyor. Bu durum, düşük gelirli haneleri daha da zorlarken, sosyal tarifeler gibi yardım mekanizmalarının önemini artırıyor.
ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer sosyal tarife modelleri mevcut. Örneğin Fransa'da "chèque énergie" (enerji çeki) sistemiyle düşük gelirli hanelere doğrudan destek sağlanırken, Almanya'da sosyal yardım alan aileler otomatik olarak indirimli tarifelere yönlendiriliyor. İngiltere'nin bu konuda geride kaldığı ve sistemin daha şeffaf hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir durum söz konusu. Su ve elektrik faturalarında düşük gelirlilere yönelik indirimli tarifeler yasal olarak mevcut olmasına rağmen, birçok vatandaş bu desteklerden habersiz. Özellikle büyükşehirlerde su aboneliklerinde sosyal yardım alan ailelere yüzde 50'ye varan indirim uygulanırken, başvuru sürecinin karmaşıklığı ve bilgi eksikliği nedeniyle erişim oranlarının düşük olduğu tahmin ediliyor. İngiltere'deki NAO raporu, Türkiye'deki yerel yönetimler ve kamu hizmeti sağlayıcıları için de bir uyarı niteliği taşıyor. Şeffaf başvuru süreçleri ve otomatik bilgilendirme sistemleri, sosyal tarifelerin etkinliğini artırabilir. Küresel enflasyon ortamında, temel hizmetlere erişimde sosyal destek mekanizmalarının daha proaktif bir şekilde hayata geçirilmesi, hem hane bütçelerini rahatlatacak hem de sosyal adaleti güçlendirecektir.