Fas'ta siyasi partiler, 23 Eylül'de gerçekleştirilecek parlamento seçimleri öncesinde ülke genelinde geniş kapsamlı bir seçim kampanyası başlattı. Partiler, 395 milletvekili koltuğunu kazanmak için hem geleneksel yöntemlerle pazarlarda ve mahallelerde seçmenle buluşuyor hem de sosyal medya platformları üzerinden genç seçmene ulaşmaya çalışıyor. Bu seçim, 2011'de kabul edilen yeni anayasa sonrası yapılan üçüncü parlamento seçimi olma özelliği taşıyor ve ülkenin siyasi dengelerini yeniden şekillendirebilir.
Seçim kampanyasında çift yönlü strateji
Fas'ta seçim kampanyası, partilerin hem fiziksel hem de dijital alanda yoğun faaliyet göstermesiyle dikkat çekiyor. Başkent Rabat, ekonomik merkez Kazablanka ve diğer büyük şehirlerde partiler, seçim büroları açarak seçmen kayıtlarını güncellemeye ve destekçi toplamaya başladı. Özellikle hafta sonları kurulan pazarlarda ve kamuya açık alanlarda yapılan mitingler, halkla doğrudan temas imkânı sağlıyor. Parti yetkilileri, seçmenin ekonomik sıkıntılar, işsizlik ve bölgesel eşitsizlikler gibi konularda somut çözümler beklediğini belirtiyor.
Dijital kampanya ise özellikle 18-35 yaş arası seçmeni hedefliyor. Partiler, Facebook, Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformlarda video içerikler, canlı yayınlar ve etkileşimli paylaşımlarla gençlerin oyunu kazanmaya çalışıyor. Sosyal medya analiz şirketlerine göre, son bir ayda siyasi partilerin dijital reklam harcamaları önemli ölçüde arttı. Ancak uzmanlar, dijital kampanyanın kırsal kesimde hâlâ sınırlı kaldığını ve geleneksel yüz yüze iletişimin bu bölgelerde belirleyici olduğunu vurguluyor.
395 sandalye için 30'dan fazla parti yarışacak
Yüksek Seçim Kurulu'nun açıkladığı verilere göre, 23 Eylül'de yapılacak seçimlerde 30'dan fazla siyasi parti ve çok sayıda bağımsız aday yarışacak. Meclisteki 395 sandalyenin dağılımı, ülkenin siyasi haritasını belirleyecek. Seçim sistemi, nispi temsil esasına dayanıyor ve partilerin ittifak yapmasına imkân tanıyor. Bu nedenle, seçim öncesi koalisyon görüşmeleri de yoğunlaşmış durumda.
Başlıca yarışan partiler arasında Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD), İstiklal Partisi, Milliyetçi Bağımsızlar Birliği (RNI), Halk Güçleri Sosyalist Birliği (USFP) ve İlerici ve Sosyalist Parti (PPS) bulunuyor. 2016 seçimlerinde PJD birinci parti çıkmış, ancak koalisyon hükümeti kurmakta zorlanmıştı. Bu seçimde de benzer bir tablo öngörülüyor; kamuoyu yoklamaları, hiçbir partinin tek başına iktidar olamayacağını gösteriyor.
Seçim kampanyasının ana gündem maddeleri arasında genç işsizliği, yoksullukla mücadele, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim, bölgesel kalkınma ve yolsuzlukla mücadele yer alıyor. Özellikle pandemi sonrası ekonomik toparlanma ve artan enflasyon, seçmenin en çok şikâyet ettiği konular arasında. Partiler, vaatlerini bu sorunlar üzerine inşa ediyor.
Seçimin bölgesel ve küresel boyutu
Fas, Kuzey Afrika'nın istikrarlı ülkelerinden biri olarak kabul ediliyor ve seçim sonuçları bölgesel dengeleri de etkileyebilir. Ülke, Afrika Birliği'ne geri dönüşü, Batı Sahra meselesi ve Avrupa Birliği ile ilişkileri gibi kritik dosyalarda aktif diplomasi yürütüyor. Seçim sonrası kurulacak hükümetin bu politikaları sürdürüp sürdüreceği, uluslararası alanda yakından takip ediliyor.
Özellikle Batı Sahra konusunda, BM arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde Fas'ın pozisyonu ve Cezayir destekli Polisario Cephesi arasındaki gerilim devam ediyor. Seçim sonrası hükümetin bu konuda atacağı adımlar, bölgesel istikrar açısından belirleyici olacak. Ayrıca, Fas'ın Afrika'daki ekonomik yatırımları ve ticari ilişkileri de seçim sonuçlarından etkilenebilir.
Avrupa Birliği, Fas'ı Akdeniz'in güneyinde kilit bir ortak olarak görüyor. Göç yönetimi, terörle mücadele ve ticaret anlaşmaları gibi konularda işbirliği yapılıyor. Seçim sonrası hükümetin AB ile ilişkileri nasıl yöneteceği, Brüksel'in de gündeminde. AB yetkilileri, seçimlerin şeffaf ve adil geçmesi temennisinde bulunurken, sivil toplum kuruluşları seçim sürecini yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas'ta yapılacak parlamento seçimleri, Türkiye'nin Kuzey Afrika ve Akdeniz politikaları açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye ile Fas arasında son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkiler gelişiyor; karşılıklı yatırımlar ve ticaret hacmi artıyor. Seçim sonrası kurulacak hükümetin, Türkiye ile mevcut işbirliğini sürdürmesi ve savunma sanayii, enerji gibi alanlarda yeni ortaklıklara açık olması bekleniyor. Ayrıca, Fas'ın Batı Sahra politikası ve Cezayir ile ilişkileri, Türkiye'nin bölgedeki dengeleri gözetmesi açısından takip edilmeli. İstikrarlı bir Fas, Akdeniz havzasında Türkiye'nin ekonomik ve diplomatik çıkarlarına katkı sağlayabilir.