Fas'ta yeni hükümet, bölgesel çalkantılar ve iç ekonomik endişelerin gölgesinde göreve başladı. Başbakan Aziz Akhannouch liderliğindeki kabine, mevcut politikalarda sürekliliği vurgulayarak, Kovid-19 sonrası toparlanma ve sosyal refahı artırma hedeflerini koruyor. Ancak hükümet, artan enflasyon, işsizlik ve Batı Sahra meselesindeki diplomatik gerilimler gibi ciddi sınamalarla karşı karşıya. Yeni kabinenin öncelikli gündem maddeleri arasında ekonomik canlanma, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve sosyal adaletin sağlanması yer alıyor.
Hükümetin Yapısı ve Öncelikleri
Fas Kralı VI. Muhammed tarafından onaylanan yeni hükümet, 2021 seçimlerinin ardından kurulan koalisyonun devamı niteliğinde. Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI), bağımsızlar ve İstiklal Partisi'nden oluşan koalisyon, oy çokluğunu koruyor. Kabinede yapılan değişiklikler sınırlı kaldı; Ekonomi ve Maliye Bakanlığı'na Nadia Fettah, Dışişleri Bakanlığı'na Nasser Bourita gibi isimler yeniden atandı. Bu durum, hükümetin öncelikli hedeflerinde bir değişiklik olmayacağı sinyalini veriyor. Hükümet programı, 2035 yılına kadar yeni bir kalkınma modeli oluşturmayı, yeşil enerjiye geçişi hızlandırmayı ve genç istihdamını artırmayı öngörüyor. Ayrıca, sosyal koruma sisteminin genişletilmesi ve yoksullukla mücadele ön planda.
Ancak muhalefet, hükümetin somut adımlar atmadığını ve ekonomik sorunlara çözüm üretmediğini savunuyor. Özellikle genç işsizlik oranının yüksekliği ve gelir adaletsizliği, hükümete yönelik eleştirilerin odağında. Son dönemde yapılan protestolar, halkın ekonomik sıkıntılarını yansıtıyor. Hükümet, bu tepkileri yatıştırmak için acil eylem planları açıklasa da, etkili sonuçlar alınması zaman alacak gibi görünüyor.
Bölgesel ve Küresel Bağlam
Fas, Kuzey Afrika'nın istikrarlı ülkelerinden biri olarak görülse de, bölgesel dinamikler ülkeyi doğrudan etkiliyor. Komşu Cezayir ile yaşanan diplomatik kriz, Batı Sahra sorunu ve Libya'daki istikrarsızlık, Fas'ın dış politikasını şekillendiriyor. Ayrıca, Avrupa Birliği ile ilişkiler, ticaret ve göç konularında önemli bir yer tutuyor. Fas, AB'nin Kuzey Afrika'daki kilit ortağı konumunda. Son yıllarda Çin ve Rusya'nın bölgedeki etkisini artırması, Fas'ın denge politikasını zorlaştırıyor. Öte yandan, Fas'ın Afrika Birliği'ne dönüşü ve Afrika içi ticaret anlaşmaları, ekonomik çeşitlendirme açısından fırsatlar sunuyor.
Küresel düzeyde ise, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklim değişikliği, Fas'ın tarım ve turizm sektörlerini olumsuz etkiliyor. Kuraklık, tarımsal üretimi düşürerek gıda güvenliğini tehdit ediyor. Hükümet, su kaynaklarının verimli kullanımı ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bu sorunlarla mücadele etmeyi planlıyor. Ayrıca, Fas'ın 2030 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapma hazırlıkları, altyapı yatırımlarını hızlandırmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas'daki hükümet değişikliği ve süreklilik mesajı, Türkiye'nin Kuzey Afrika politikası açısından yakından takip edilmeli. Türkiye ve Fas arasında son yıllarda gelişen ticari ve diplomatik ilişkiler, bölgesel istikrarın korunması açısından önemli. Fas'ın ekonomik zorlukları ve reform arayışları, Türk yatırımcılar için fırsatlar sunabilir. Ancak, bölgedeki Fransız etkisi ve AB ile yakın ilişkiler, Türkiye'nin nüfuzunu dengelemesini gerektiriyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz ve Libya'daki gelişmeler, Türkiye-Fas işbirliğini stratejik kılıyor. Türkiye, Fas ile savunma sanayii ve enerji alanlarında işbirliğini derinleştirerek bölgesel dengelerde ağırlığını artırabilir.