ABD Savunma Bakanlığı, F-35 Lightning II savaş uçaklarının yeni nesil AN/APG-85 radarları olmadan teslim edilmeye başlandığını resmen doğruladı. Gelişmiş radar sistemlerinin üretimindeki gecikmeler, yıllardır maliyet aşımları ve teknik sorunlarla boğuşan F-35 programına yeni bir darbe vurdu. Uçaklar şimdilik geçici bir konfigürasyonla teslim edilirken, radarların daha sonra yerlerine takılması planlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Radar Krizinin Anatomisi
F-35'in en kritik bileşenlerinden biri olan AN/APG-85 radarı, Northrop Grumman tarafından geliştiriliyor. Aktif elektronik taramalı dizi (AESA) teknolojisine sahip radarın, uçağa düşük gözlemlenebilirlik ve üstün hedef tespit kabiliyeti kazandırması bekleniyor. Ancak kaynaklara göre, radarın yazılım entegrasyonu ve donanım testlerinde yaşanan sorunlar, seri üretimin planlanan takvime yetişmesini engelledi.
Bu durum, F-35 programının kronikleşen tedarik zinciri ve kalite kontrol problemlerinin bir yansıması olarak görülüyor. Lockheed Martin'in üretim hattında halihazırda biriken uçaklar, radar olmadan 'boş burun' olarak adlandırılan bir konfigürasyonla müşterilere sevk ediliyor. ABD Hava Kuvvetleri, geçici çözüm olarak uçakların eğitim ve test görevlerinde kullanılabileceğini, ancak tam muharebe kabiliyetine ancak radar takıldıktan sonra kavuşacağını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Programın Geleceği Tehdit Altında
F-35 programı, ABD ve müttefiklerinin hava üstünlüğü stratejisinin temel taşı konumunda. Ancak radar gibi kritik bir bileşenin eksik teslimi, uçağın savaş hazırlığı konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor. Pentagon'un 2025 mali yılı bütçe teklifinde, F-35 alımlarının azaltılması ve alternatif platformlara yönelinmesi değerlendiriliyor. Bu gelişme, özellikle Çin ve Rusya gibi rakiplerin 5. nesil savaş uçağı programlarındaki ilerlemeleri karşısında ABD'nin teknolojik avantajını koruma çabalarını zora sokuyor.
Avrupalı ortaklar ve diğer F-35 kullanıcıları, radarsız teslimatların kendi savunma planlamalarını nasıl etkileyeceğini yakından izliyor. Ayrıca, programın artan birim maliyeti ve bakım yükü, birçok ülkeyi alternatif arayışlara itiyor. Örneğin Almanya'nın Eurofighter Typhoon'u modernize etme kararı, F-35'e olan bağımlılığı azaltma yönünde bir işaret olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2019 yılında S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılmıştı. Bu gelişme, Türkiye'nin programdan dışlanmasının ardından F-35'te yaşanan sorunların devam ettiğini gösteriyor. Ankara, kendi 5. nesil savaş uçağı projesi KAAN'ı geliştirirken, F-35'teki radar krizi, milli savunma sanayii yatırımlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin alternatif radar teknolojileri ve hava muharebe kabiliyeti konusundaki çabaları, bu tür dışa bağımlılık risklerini minimize etme stratejisiyle uyumlu. Ayrıca, F-35'in müttefikler nezdinde itibar kaybı, Türkiye'nin bölgesel savunma işbirliklerinde elini güçlendirebilir.