23 Haziran 2026 tarihinde ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi'nin Kara-Hava Alt Komitesi'nde F-35 savaş uçağı programına ilişkin kritik bir ifade sunuldu. ABD Deniz Piyade Kolordusu Korgenerali Gregory Masiello, F-35 Program Yöneticisi olarak verdiği ifadede, programın mevcut durumu, karşılaşılan zorluklar ve gelecekteki adımlar hakkında kapsamlı bilgi verdi. 24 Mart 2026 tarihli oturumda da benzer konular ele alınmıştı.
Programın Mevcut Durumu ve Zorluklar
Korgeneral Masiello, ifadesinde F-35 programının halen geliştirme aşamasında olduğunu ve bazı teknik sorunların tam olarak çözülmediğini belirtti. Özellikle Block 4 donanım ve yazılım güncellemelerinin zamanında tamamlanması için çaba harcandığını ifade etti. ABD Savunma Bakanlığı'nın F-35 için belirlediği maliyet ve takvim hedeflerine ulaşma konusunda zorluklar yaşandığı, ancak programın stratejik önemi nedeniyle devam etmesi gerektiği vurgulandı.
Masiello, uçağın savaş kabiliyetlerinin artırılması için yapılan çalışmalara da değindi. Bunlar arasında elektronik harp sistemleri, radar güncellemeleri ve yeni silah entegrasyonları yer alıyor. Ayrıca, F-35'in bakım ve lojistik süreçlerinde iyileştirmeler yapıldığı, ancak küresel tedarik zincirindeki aksaklıkların hala etkisini gösterdiği belirtildi.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
F-35 programı, yalnızca ABD için değil, müttefik ülkeler için de hayati önem taşıyor. Program, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere birçok ülkenin hava gücünün modernizasyonunda kilit rol oynuyor. ABD, programın maliyetlerini düşürmek ve verimliliğini artırmak için ortak üretim modelini sürdürüyor. Ancak, bazı ülkelerin programdan çekilmesi veya siparişlerini azaltması, gelecekteki üretim planlarını etkileyebilir.
Rusya ve Çin'in 5. nesil savaş uçağı geliştirme çalışmaları, F-35'in stratejik önemini daha da artırıyor. ABD, bu rekabette üstünlüğünü korumak için F-35 programına yatırım yapmaya devam ediyor. Ayrıca, Hint-Pasifik bölgesindeki güç dengeleri, F-35'in Japonya, Güney Kore ve Avustralya gibi müttefikler tarafından kullanılmasını teşvik ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, F-35 programına başlangıçta ortak olarak katılmış, ancak S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle programdan çıkarılmıştı. ABD Senatosu'ndaki bu ifade, Türkiye'nin programa yeniden dahil olma olasılığını gündeme getirmese de, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dinamikleri açısından F-35'in etkisi devam ediyor. Türkiye kendi 5. nesil savaş uçağı KAAN'ı geliştirirken, F-35'in müttefik ülkelerdeki varlığı bölgesel hava üstünlüğü dengesini etkiliyor. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayiinde bağımsız hamleler yapmasını teşvik ediyor ve NATO içindeki konumunu şekillendiriyor.