Veri depolama şirketi Everpure'un Finans Direktörü (CFO) Tarek Robbiati, yapay zekaya (YZ) yönelik artan sermaye harcamalarının (capex) 'geçici olmadığını' söyledi. Robbiati, endüstrideki arz-talep dengesi yeniden kurulsa ve daha fazla yapay zeka kapasitesi kullanıma sunulsa bile bu harcama eğiliminin devam edeceğini belirtti. Everpure CFO'su, yapay zeka pazarının uzun vadede bir ortalamaya döneceğini ancak bunun 'keskin bir düşüş' anlamına gelmediğini vurguladı. Açıklamalar, teknoloji devlerinin yapay zeka altyapısına milyarlarca dolar akıttığı bir dönemde geldi.
YZ Yatırımlarında Yeni Dönem
Robbiati, Londra'da düzenlenen bir teknoloji yatırım konferansında yaptığı konuşmada, yapay zeka donanımına yapılan yatırımların bir 'balon' olarak nitelendirilmemesi gerektiğini ifade etti. "Piyasada bir arz fazlası oluştuğunda bile, veri merkezleri ve yüksek performanslı işlem birimlerine olan talep yüksek seyredecek. Çünkü şirketler rekabet avantajını kaybetmemek için sürekli güncelleme yapmak zorunda," dedi. Everpure, Nvidia ve AMD gibi çip üreticilerinin en büyük müşterilerinden biri olarak biliniyor. Şirket, son çeyrekte yapay zeka depolama çözümlerine olan talebin %40 arttığını raporlamıştı.
Öte yandan, bazı analistler yapay zeka yatırımlarının sürdürülebilirliği konusunda uyarılarda bulunuyor. Goldman Sachs'ın Nisan 2024 raporuna göre, teknoloji devlerinin 2025 yılına kadar yapay zekaya toplam 1 trilyon dolar harcaması bekleniyor. Ancak aynı rapor, bu harcamaların getirisinin 'belirsiz' olduğunu ve bir 'verimlilik krizi' riski taşıdığını belirtiyor. Robbiati bu eleştirilere, "Yapay zeka devrimi, internetin başlangıcına benziyor. O dönemde de abartılı yatırımlar olmuştu ama sonuçta altyapı kalıcı hale geldi. Şimdi de aynı süreci yaşıyoruz," yanıtını verdi.
Küresel Ekonomi Üzerindeki Etkiler
Yapay zeka harcamalarındaki bu artış, sadece teknoloji sektörünü değil, küresel ekonomiyi de etkiliyor. Veri merkezleri devasa miktarda enerji tüketiyor ve bu durum enerji piyasalarında yeni bir talep dalgası yaratıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), yapay zeka ve kripto para madenciliğinin 2026 yılına kadar küresel elektrik talebini ikiye katlayabileceğini öngörüyor. Ayrıca, yarı iletken tedarik zincirinde yaşanan darboğazlar, otomotivden sağlık sektörüne kadar birçok alanda maliyet artışlarına yol açıyor.
ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabeti de yapay zeka yatırımlarını körüklüyor. Beyaz Saray, geçen hafta yapay zeka çiplerine yönelik yeni ihracat kısıtlamalarını duyururken, Pekin kendi yarı iletken ekosistemini kurmak için 50 milyar dolarlık bir fon oluşturdu. Everpure gibi depolama şirketleri ise bu rekabetten kazançlı çıkıyor. Robbiati, "Hangi ülke kazanırsa kazansın, veriyi depolamak zorundasınız. Bu nedenle talep her koşulda artacak," diyerek durumu özetliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yapay zeka harcamalarındaki bu küresel artış, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, veri merkezi yatırımları için cazip bir konumda: genç nüfus, düşük enerji maliyetleri ve Avrupa'ya yakınlık. Ancak yarı iletken tedarikinde dışa bağımlılık, yüksek teknoloji ürünlerine erişimi zorlaştırabilir. Ayrıca, yapay zeka altyapısının enerji yoğun yapısı, Türkiye'nin cari açığını artırma potansiyeli taşıyor. Öte yandan, Türk teknoloji firmalarının bu alanda niş çözümler geliştirme fırsatı bulunuyor. Hükümetin 2025-2030 Ulusal Yapay Zeka Stratejisi kapsamında, yerli veri merkezi kurulumunu teşvik etmesi ve enerji verimliliği projelerine öncelik vermesi kritik önem taşıyor.