Çin'in en büyük emlak şirketlerinden Evergrande Grubu'nun tasfiye sürecinde önemli bir aşamaya gelindi. Şirketin tasfiye memurları, alacaklılara yönelik ilk ödemeleri 2027 yılının ilk yarısında yapmayı planladıklarını açıkladı. Ancak şirketin tasfiyesinin başlamasından bu yana yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen, alacaklıların talep ettiği 46 milyar doların yalnızca yüzde 1'inden azı geri kazanılabildi. Bu durum, Çin'in gayrimenkul sektöründeki krizin boyutunu ve tasfiye süreçlerinin ne kadar karmaşık olduğunu gözler önüne seriyor.
Tasfiye Sürecinin Arka Planı
Evergrande, 2021 yılında borç kriziyle sarsılmış ve 2024 yılının başlarında Hong Kong mahkemesi tarafından tasfiye kararı verilmişti. Şirketin toplam borcu 300 milyar doları aşarken, alacaklıların resmi talepleri 46 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Tasfiye memurları, şirketin varlıklarını satarak alacaklılara dağıtım yapmayı hedefliyor. Ancak bugüne kadar yalnızca 46 milyar doların yüzde 1'inden azı, yani yaklaşık 460 milyon dolar geri kazanılabildi. Bu, tasfiye sürecinin ne kadar yavaş ilerlediğini ve varlık satışlarının beklenenden zor olduğunu gösteriyor.
Uzmanlara göre, Evergrande'nin varlıklarının büyük kısmı Çin anakarasında bulunuyor ve bu varlıkların satışı, yerel yönetimlerin onayına tabi. Ayrıca, Çin hükümeti'nin emlak sektörüne yönelik düzenlemeleri ve piyasadaki durgunluk, varlık fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Tasfiye memurları, ödemelerin 2027'nin ilk yarısında başlayacağını öngörüyor, ancak bu tarih bile belirsizliklerle dolu.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Evergrande'nin tasfiyesi, yalnızca şirketin alacaklılarını değil, aynı zamanda Çin'in genel ekonomisini ve küresel piyasaları da yakından ilgilendiriyor. Çin'in gayrimenkul sektörü, ülke GSYH'sinin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturuyor ve Evergrande gibi dev şirketlerin borç krizi, sektördeki diğer firmalara da yayılma riski taşıyor. Son dönemde Country Garden gibi diğer büyük geliştiriciler de benzer sorunlarla boğuşuyor. Bu durum, Çin hükümetinin ekonomik büyümeyi desteklemek için attığı adımların etkinliğini sorgulatıyor.
Küresel ölçekte ise, Evergrande'nin tasfiyesi, yatırımcıların Çin emlak piyasasına olan güvenini sarsmış durumda. Uluslararası yatırımcılar, Çin'in emlak sektöründeki risklerden kaçınmak için portföylerini gözden geçiriyor. Ayrıca, tasfiye sürecinin uzaması, alacaklıların sabrını test ediyor ve özellikle yabancı tahvil sahipleri için belirsizlik yaratıyor. Evergrande'nin tasfiyesi, Çin'in kurumsal yönetim ve iflas hukuku alanındaki uygulamaları hakkında da ipuçları veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin'den önemli miktarda ithalat yapıyor ve Çin ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye'nin ihracat pazarlarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Ancak Evergrande'nin tasfiyesi doğrudan Türk ekonomisini etkilemez. Yine de küresel risk iştahındaki bozulma, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir ve Türkiye gibi ülkelerin borçlanma maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, Çin'deki emlak krizi, emtia fiyatlarını baskılayarak Türkiye'nin enerji ve hammadde ithalat maliyetlerini düşürebilir. Kısacası, doğrudan bir tehdit olmasa da, küresel ekonomik yavaşlama Türkiye için de risk oluşturuyor.