Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde Eylül ayında hükümet güçleri ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında yeniden başlayan çatışmalar, 2022'de imzalanan barış anlaşmasını fiilen ortadan kaldırdı. Ekim ayında Etiyopya güçleri, TPLF'den bir havalimanı ve birkaç kasabayı geri alarak ilerleyişini sürdürdü. Uzmanlar, çatışmaların Eritre ve Sudan gibi komşu ülkelere yayılma riskine dikkat çekiyor.
Barış Anlaşması Nasıl Çöktü?
2022 yılında Etiyopya hükümeti ile TPLF arasında imzalanan barış anlaşması, iki yıl süren ve yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açan iç savaşı sona erdirmişti. Ancak anlaşmanın uygulanmasında yaşanan aksaklıklar, silah bırakma sürecinin tamamlanamaması ve Tigray bölgesindeki siyasi belirsizlik, taraflar arasındaki güveni zedeledi. Eylül ayında TPLF güçlerinin bazı bölgelerde kontrolü ele geçirmesiyle çatışmalar yeniden alevlendi. Etiyopya hükümeti, TPLF'yi anlaşmayı ihlal etmekle suçlarken, TPLF de hükümetin Tigray'a yönelik ablukayı sürdürdüğünü ve anlaşma hükümlerini yerine getirmediğini öne sürüyor.
Ekim ayında Etiyopya ordusu, stratejik öneme sahip bir havalimanını ve birkaç kasabayı geri alarak askeri üstünlük sağladı. Ancak çatışmaların yoğunluğu ve sivil kayıplar konusunda bağımsız doğrulama yapılamıyor; bölgeye erişim kısıtlı. Uluslararası kuruluşlar, insani yardımın ulaştırılmasında ciddi sıkıntılar yaşandığını bildiriyor.
Bölgesel Yayılma Riski ve Uluslararası Tepkiler
Tigray'daki çatışmaların bölgesel bir krize dönüşme potansiyeli endişe verici. Eritre, geçmişte Etiyopya hükümetini desteklemiş ve Tigray sınırında askeri varlık bulunduruyor. Sudan ise Tigray'dan kaçan mültecilere kapılarını açmış durumda; ancak sınır bölgelerinde güvenlik sorunları yaşanıyor. Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara diyalog çağrısı yaparken, ABD ve Avrupa Birliği de endişelerini dile getirdi. Bölgede istikrarın bozulması, Kızıldeniz ve Horn of Africa'daki güvenlik dengelerini de etkileyebilir.
Uzmanlar, çatışmaların uzaması halinde insani krizin derinleşeceğini ve komşu ülkelere yeni mülteci akınları olabileceğini vurguluyor. Ayrıca, Etiyopya'nın ekonomik olarak zor durumda olması, askeri harcamaların artmasıyla birlikte ülke içinde istikrarsızlığı körükleyebilir. Uluslararası toplumun etkili bir arabuluculuk yapamaması, çatışmaların kontrolsüz bir şekilde yayılmasına zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmiş, özellikle inşaat ve enerji alanlarında önemli yatırımlar yapmıştır. Tigray'daki çatışmaların yeniden başlaması, Türk firmalarının bölgedeki projelerini riske atabilir ve istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki etkinliğini sınırlayabilir. Ayrıca, bölgesel istikrarsızlık, Kızıldeniz'deki ticaret yollarını ve deniz güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin enerji ve ticaret hatlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, Afrika Birliği ve BM çerçevesinde barış çabalarına destek vermesi, hem bölgesel barış hem de kendi ekonomik çıkarları açısından önem taşımaktadır.