Etiyopya'nın kuzeyinde Tigray bölgesinde çatışmalar yeniden başladı ve bölgedeki kırılgan barışı paramparça etti. İsyancı güçler ile federal ordu arasındaki toprak mücadelesi, iletişim kesintileri altındaki sivilleri ateş hattında bıraktı. DW'nin görüştüğü tanıklar, yoğun çatışmalar ve belirsizlik ortamında hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Çatışmaların Arka Planı ve İnsani Durum
Etiyopya'nın Tigray bölgesinde 2020 yılının Kasım ayında başlayan ve 2022 yılının Kasım ayında imzalanan Pretoria Anlaşması ile sona eren iç savaş, bölgede kalıcı bir barış sağlayamamıştı. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal hükümet arasındaki gerginlik, silahlı çatışmaların yeniden başlamasıyla derinleşti. Son haftalarda artan çatışmalar, özellikle Tigray'ın güney ve batı cephelerinde yoğunlaşıyor. Bölgeye yönelik iletişim ablukası, sivillerin durumu hakkında bilgi alınmasını zorlaştırıyor. DW'ye konuşan yerel kaynaklar, birçok köyün boşaltıldığını, hastanelerin yetersiz kaldığını ve insani yardımların engellendiğini aktarıyor.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, bölgede artan insani kriz konusunda uyarılarda bulunuyor. Yaklaşık 5,2 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Tigray'da, çatışmaların yeniden başlaması yardım koridorlarını kapatmış durumda. Sınırlı iletişim imkanlarına rağmen alınan bilgiler, sivil kayıpların arttığını gösteriyor. Eritre ordusunun da federal güçlere destek verdiği iddiaları, çatışmanın bölgesel bir boyut kazanma riskini artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki çatışma, Afrika Boynuzu'nda istikrarsızlığı derinleştirme potansiyeli taşıyor. Tigray krizi, komşu ülkeler Sudan ve Eritre'yi de etkiliyor. Sudan, Etiyopya'dan kaçan mültecilere kapılarını açmak zorunda kaldı; ancak bu durum Sudan'ın kendi iç sorunlarıyla birleşince bölgesel bir insani felaket riski doğuyor. Eritre'nin çatışmaya doğrudan müdahil olması, Kızıldeniz ve Horn of Africa'da jeopolitik dengeleri sarsabilir. Uluslararası toplum, özellikle ABD, AB ve Çin, Etiyopya'daki gelişmeleri yakından izliyor. ABD, taraflara ateşkes çağrısı yaparken, Çin'in Etiyopya'daki ekonomik yatırımları ve altyapı projeleri nedeniyle çatışmanın seyrini etkileyebileceği belirtiliyor. BM Güvenlik Konseyi'nin olası bir toplantısında, insani ateşkes ve yardım erişimi konuları ele alınacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda artan istikrarsızlıktan doğrudan etkilenebilecek aktörlerden biri. Etiyopya, Türkiye'nin Afrika'daki en büyük ticaret ortaklarından biri ve Türk müteahhitlik firmalarının önemli yatırımları bulunuyor. Çatışmaların uzaması, bu yatırımları riske atabilir ve bölgesel ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, istikrarsızlık, insan kaçakçılığı ve terörizm gibi güvenlik tehditlerini artırarak Türkiye'nin Doğu Afrika'daki çıkarlarını zayıflatabilir. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye yaptığı yardımlar, Ankara'nın barış ve istikrar çağrılarını desteklemesi açısından kritik önem taşıyor. Krizin derinleşmesi, Türkiye'nin Afrika açılımı politikasına da gölge düşürebilir.