Etiyopya Merkez Bankası, Perşembe günü yerel bankalara 500 milyon dolar satarak, ülkenin kronik döviz kıtlığını hafifletme ve ulusal para birimi birr'in değer kaybını durdurma çabalarını yoğunlaştırdı. Bu adım, hükümetin IMF destekli ekonomik reform programının bir parçası olarak Temmuz ayında döviz kurunu serbest piyasaya bırakmasının ardından geldi. Söz konusu satış, ülkenin döviz rezervlerini güçlendirmek ve ithalatçılara daha istikrarlı bir döviz erişimi sağlamak amacıyla atılan en büyük adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya, uzun süredir döviz kıtlığıyla mücadele ediyor; bu durum ithalatı kısıtlıyor, yabancı yatırımcıları caydırıyor ve kayıt dışı döviz piyasasının oluşmasına neden oluyordu. Temmuz 2024'te hükümet, IMF'den 3,4 milyar dolarlık finansman sağlamak amacıyla döviz kurunu serbestleştirdi ve bankalar ile döviz bürolarının kurları piyasa koşullarına göre belirlemesine izin verdi. Bu reformun ardından birr, resmi olarak yaklaşık yüzde 30 değer kaybetti. Ancak hükümet, döviz rezervlerini artırmak ve piyasadaki güveni tesis etmek için ek adımlar atılması gerektiğini kabul etti. Perşembe günkü satış, merkez bankasının bu yöndeki en somut müdahalesi oldu.
Merkez Bankası Başkanı Mamo Mihretu, yaptığı açıklamada, satışın 'döviz piyasasının işleyişini iyileştirme ve bankaların müşterilerine daha etkin hizmet vermesini sağlama' amacı taşıdığını belirtti. Satışın, özellikle ilaç, gıda ve yakıt gibi kritik ithalat kalemlerinde yaşanan gecikmeleri azaltması bekleniyor. Ayrıca, bu hamle ile döviz karaborsasının daraltılması ve yatırımcı güveninin artırılması hedefleniyor. Etiyopya hükümeti, ülkenin yıllık ortalama 10 milyar dolarlık ithalat faturasını karşılamak için daha geniş çaplı finansman arayışlarını sürdürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'nın bu hamlesi, Doğu Afrika'nın en büyük ekonomisi olan ülkenin uluslararası finans kuruluşlarıyla ilişkilerinde yeni bir döneme işaret ediyor. IMF programına uyum, ülkenin dış borç yükünü yeniden yapılandırma çabalarını da hızlandırdı. Bununla birlikte, döviz piyasasındaki dalgalanmalar, bölgedeki ticaret ortaklarını ve yatırımcıları yakından ilgilendiriyor. Özellikle, Etiyopya'nın komşusu Cibuti, Kenya ve Sudan gibi ülkelerle olan ticaret ilişkileri, birr'in değerindeki hareketlerden etkilenebilir.
Küresel ölçekte, Etiyopya'nın döviz satışı, gelişmekte olan ülkelerin artan dolar borçları ve döviz sıkıntılarıyla mücadele ettiği bir dönemde gerçekleşiyor. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında büyük altyapı yatırımları çeken Etiyopya, aynı zamanda Batılı ülkeler ve Körfez ülkelerinden de yatırım çekmeye çalışıyor. Bu yeni döviz satışı, ülkenin makroekonomik istikrarı sağlama konusundaki kararlılığını gösterirken, uluslararası piyasalarda da dikkatle izleniyor. Analistler, bu tür müdahalelerin kısa vadede etkili olabileceğini ancak uzun vadeli reformların sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Etiyopya ile ticari ve diplomatik ilişkilerini güçlendiriyor. 2024 yılı itibarıyla Türkiye, Etiyopya'nın önemli ticaret ortaklarından biri haline geldi ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi 500 milyon dolara yaklaştı. Türk müteahhitlik firmaları Etiyopya'da aktif rol oynuyor; ayrıca Türk Kızılayı ve TİKA'nın ülkede insani yardım projeleri mevcut. Etiyopya'nın döviz sıkıntısının giderilmesi, Türk iş dünyasının ülkeden alacaklarını tahsil etmesini kolaylaştırabilir ve yeni yatırımların önünü açabilir. Öte yandan, Etiyopya'nın istikrara kavuşması, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki güvenlik dinamikleri açısından da Türkiye'nin stratejik çıkarlarına hizmet eder. Bu nedenle, Ankara'nın Etiyopya'daki ekonomik reformları yakından takip etmesi ve bu ülkeyle ekonomik iş birliğini geliştirmeye devam etmesi beklenir.