Etiyopya ordusu ve müttefik milis güçleri, Tigray bölgesindeki stratejik öneme sahip Alamata kasabasını ele geçirdiklerini açıkladı. Kasaba, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) güçlü olduğu bölgede bulunuyor ve ele geçirilmesi, hükümet güçlerinin Tigray'ın güneybatısında kontrolü sağlama yolunda attığı önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Çatışmalar, geçtiğimiz hafta Tigray'ın kuzeyindeki federal üsse düzenlenen saldırı sonrası başlamıştı.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, 4 Kasım'da Tigray bölgesel yönetimine karşı askeri bir operasyon başlattığını duyurdu. Operasyonun nedeni olarak, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) federal orduya bağlı Kuzey Komutanlığı'na saldırması gösterildi. Abiy, TPLF'yi yasadışı ilan ederek bölgesel yönetimi feshetme kararı aldı. Tigray yönetimi ise federal hükümetin meşruiyetini tanımadığını ve saldırıların haksız olduğunu savunuyor.
Alamata, Tigray'ın güneybatısında, Amhara bölgesi sınırına yakın bir kasaba. Bölge, TPLF'nin geleneksel olarak güçlü olduğu bir alan. Etiyopya ordusunun burayı ele geçirmesi, Tigray'ın kuzeyindeki Mekelle gibi büyük şehirlere yönelik olası bir kuşatma hareketinin parçası olarak yorumlanıyor. Ordu ayrıca batı cephesinde de ilerleyişini sürdürüyor. Hükümet güçlerine Amhara bölgesel güçleri ve Eritre sınırından destek veren milisler eşlik ediyor.
Uluslararası kuruluşlar, çatışmanın sivil halk üzerindeki etkisinden endişe duyuyor. Birleşmiş Milletler, bölgede insani yardım erişiminin kısıtlandığını ve yüz binlerce kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Etiyopya hükümeti ise operasyonun kısa sürede tamamlanacağını ve düzenin sağlanacağını iddia ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Tigray krizi, Afrika Boynuzu'nun istikrarını doğrudan etkiliyor. Etiyopya, bölgenin en kalabalık ikinci ülkesi ve Afrika Birliği'nin merkezi Addis Ababa'da bulunuyor. Çatışma, ülkenin federal yapısını ve etnik dengelerini tehdit ediyor. Komşu Eritre, Tigray cephesine asker göndererek çatışmaya dahil oldu; bu durum, 1998-2000 arasındaki Eritre-Etiyopya savaşının intikamını alma amacı taşıyor. Sudan ise Tigray'dan kaçan mültecilere kapılarını açtı.
Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yapıyor. ABD, Avrupa Birliği ve BM, çatışmanın siyasi diyalogla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Ancak Etiyopya hükümeti, iç işlerine müdahale olarak gördüğü bu çağrıları reddediyor. Çin ve Rusya gibi aktörler ise Abiy hükümetine destek veriyor. Bölgesel güç dengesi, Kızıl Deniz ve Nil havzası stratejileri açısından da önem taşıyor.
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi, 1991-2018 arasında Etiyopya'yı fiilen yöneten koalisyonun çekirdeğini oluşturuyordu. Abiy Ahmed'in 2018'de iktidara gelmesiyle TPLF'nin etkisi kırıldı. Ancak TPLF, Tigray'da hâlâ güçlü bir askeri kapasiteye sahip. Çatışmaların uzaması, Etiyopya ekonomisini ve bölgesel ticareti olumsuz etkiliyor. Ülke, Afrika'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biriydi; savaş, bu ivmeyi tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya, Türkiye'nin Afrika açılımında stratejik bir ortak. İki ülke arasında ticaret ve yatırım anlaşmaları bulunuyor; Türk müteahhitlik firmaları Etiyopya'da altyapı projeleri yürütüyor. Çatışmanın uzaması, bu projeleri ve bölgesel istikrarı riske atabilir. Ayrıca Tigray krizi, Kızıl Deniz ve Nil havzasındaki güç dengelerini etkileyerek Türkiye'nin Doğu Afrika'daki çıkarlarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, taraflara diyalog çağrısı yaparak istikrarın korunmasını desteklemeli.