Etiyopya Genelkurmay Başkanı, Eritre'yi ülkedeki silahlı grupları finanse etmek ve desteklemekle suçlayarak ordunun itidal çağrısında bulundu. Açıklama, ülkenin yeni bir iç savaşa sürüklenebileceği yönündeki endişeleri artırdı. Ordu yetkilileri, provokasyonlara karşılık verme konusunda sabırlı olacaklarını ancak ulusal güvenliği tehdit eden unsurlara karşı gerekli önlemleri almaktan çekinmeyeceklerini belirtti. Eritre hükümetinden ise henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Gerilimin Arka Planı
Etiyopya ile Eritre arasındaki ilişkiler, 1998-2000 yılları arasında yaşanan sınır savaşından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izliyor. 2018'de Abiy Ahmed'in başbakan olmasının ardından iki ülke arasında barış anlaşması imzalanmış ve diplomatik ilişkiler yeniden tesis edilmişti. Ancak 2020'de başlayan Tigray iç savaşında Eritre ordusunun Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne (TPLF) karşı Etiyopya federal güçlerinin yanında savaşması, ilişkileri yeniden karmaşık bir hale getirdi.
Kasım 2022'de Tigray ile imzalanan Pretoria Barış Anlaşması sonrasında Eritre askerleri Tigray'dan çekilmedi ve bölgedeki varlığını sürdürdü. Bu durum, Etiyopya hükümeti ile Eritre arasında gizli bir anlaşmazlığın olduğu yönünde spekülasyonlara yol açtı. Son aylarda Eritre'nin, Etiyopya'nın çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren isyancı gruplara destek verdiği iddiaları sıkça dile getiriliyor. Özellikle Amhara bölgesindeki Fano milisleri ve Oromia'daki Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA) gibi grupların Eritre'den silah ve mali destek aldığı öne sürülüyor.
Etiyopya ordusunun açıklaması, ülke içinde artan istikrarsızlık sinyallerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Amhara ve Oromia bölgelerinde devam eden çatışmalar, ülkenin birçok yerinde güvenlik güçleri ile silahlı gruplar arasında çatışmalara sahne oluyor. Başbakan Abiy Ahmed hükümeti, bir yandan ekonomik krizle mücadele ederken diğer yandan çok sayıda silahlı isyanı bastırmaya çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nun stratejik açıdan en önemli ülkelerinden biri. Kızıldeniz'e yakınlığı, Nil Nehri üzerindeki konumu ve Afrika Birliği'nin merkezi olması nedeniyle bölgesel dengeler açısından kritik bir aktör. Ülkedeki istikrarsızlık, sadece Afrika Boynuzu'nu değil, Kızıldeniz güvenliğini ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan küresel ticaret yollarını da doğrudan etkileyebilir.
Eritre ile Etiyopya arasındaki olası bir çatışma, Kızıldeniz'de zaten kırılgan olan güvenlik ortamını daha da kötüleştirebilir. Bölgede Mısır, Sudan, Cibuti, Somali gibi ülkeler de gelişmeleri yakından takip ediyor. Mısır, Nil suyu konusunda Etiyopya ile anlaşmazlık yaşarken, Sudan iç savaşla boğuşuyor. Bu durum, bölgesel bir savaşın yayılma riskini artırıyor.
Uluslararası toplum, Etiyopya'daki gelişmeleri endişeyle izliyor. Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, taraflara itidal çağrısında bulunurken, ABD ve Avrupa Birliği de olası bir çatışmanın insani boyutlarına dikkat çekiyor. Etiyopya'da 2020-2022 arasındaki Tigray savaşında yüz binlerce kişi hayatını kaybetmiş, milyonlarca kişi yerinden edilmişti. Yeni bir savaş, halihazırda kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya, Türkiye'nin Afrika açılımında önemli bir ortak olarak öne çıkıyor. İki ülke arasında ticaret ve yatırım ilişkileri son yıllarda hızla gelişti; Türk müteahhitlik firmaları Etiyopya'da altyapı projeleri üstleniyor. Olası bir iç savaş, bu yatırımları riske atabilir ve bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki ekonomik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Kızıldeniz'de artan gerilim, Türkiye'nin deniz ticaret yolları güvenliği açısından da dikkatle izlenmeli. Türkiye, taraflara diyalog çağrısı yaparak bölgesel barışın korunmasına katkı sağlayabilir.